Bir sanat yapıtının biçiminde, biz, kendi kendimizden haz duyarız.
Estetik haz, bir objede kendi kendimizden duyduğumuz hazdır. Bize göre, bir çizginin, bir biçimin değeri, onların bizim için içerdiği hayat değerinden ibarettir./24
Danyar türkü söyledikçe toprağa kapanmak, oğulları tarafından bunca sevilen bir anayı kucaklar gibi kucaklamak istiyordum toprak anayı. O zamanlar adını bilmediğim bir duygunun içimde uyanışını onu dinlerken fark ettim ilk kez. Karşı konulmaz bir kendini anlatma dürtüsüydü bu. Dünyayı yalnız görmekle, duymakla kalmamalı; gördüklerimi, duyduklarımı, düşündüklerimi başkalarına da sunarak yeryüzü güzelliklerini Danyar'ın coşkunluğuyla anlatmalıydım. Bilinmeyen bir şeye karşı duyulan sınırsız bir ürperti ve sevinçle doluydu yüreğim. Fırçayı daha o zaman elime almam gerektiğini anlamıştım./49
Sanat tarihi, bir eserin ortaya çıkış şartlarıyla birlikte, o eserle gelen yenilikleri değerlendirir, şekillerdeki değişme ve gelişmeleri belirler./196