Gözlerim ukbada, künhümü seyrediyorum
Demirden bir su yatağında
Avazım çıkmış duyulmamış günahım
Servere uzanmış umudum
Kalakalmış nişanem
Ne olur bir daha, bir daha dememişim
Kalkmışım , dolanmaya yüzüm yetmemiş
Miş'li geçmiş zamanlarda aramışlar beni
Şimdinin telvesinde yüzüm bulanmış
Giz'ime müberralar düşmüş etekleriyle
Konuşamamışım artık yetişememişim
Kırmışım dizimi bir duanın ahına
Düzün methiyeler suya, alnımı sürdüğüm toprağa
Belki adım geçer onurlu bir yazgıda
Belki bulurlar beni ahde-i vefanın kanında
Selamı alınır bir ses, hatırı sorulur bir yüz düşer yakazama
Hûma konar omzuma, peygamberler görünür olur
Velilerin ayak sesleri duyulur kanatlarında
Bir haber getirir belki künhünü seyreden gözlere Gaia'da
Bir haber ki vuslatın tadını buldurur ab-ı bekâda