Özlem

Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, Kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler. bunları söküp atmak, kökünü kurutmak zor mu zordur; bunu biliyordum.
Sayfa 475·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Perişan, iradesiz, kendimi kuru bir ırmak yatağına bırak verip uzanmıştım sanki. Uzak dağlardan bir sel boşandığını, azgın suların yaklaştığını duyabiliyordum. Yalnız, ne ayağa kalkacak iradem vardı, ne de kaçacak kadar gücüm. Baygın uzanmış, ölümü özlüyordum. İçimde bir nabız gibi atan, canlı ye benzer tek bir düşünce vardı: tanrı düşüncesi.
Sayfa 415·Kitabı okudu
1000Kitap
Uzaklaşmam gerekti ondan. Bunu iyice anlıyordum. Ne zaman, nasıl, nereye? Bilmiyordum daha.
Sayfa 415·Kitabı okudu
1000Kitap
Yürekten gelen tek bir sözcükle de insan bir çok söz söylemiş kadar dostluk belirtebilir.
Sayfa 317·Kitabı okudu
1000Kitap
Onun bilmediği derdiyle ben de dertleniyordum; bu derde derman olabilmek için nice özverilere katlanabilirdim.
Sayfa 209·Kitabı okudu
1000Kitap