Okudum.. Bitti.. Bitmesine ayrı üzüldüm, hikayeye ayrı, bu kitaba bu kadar geç kalmış olduğuma ayrı..
Ayfer Tunç ne yaptın dedim, ne yaptın.. Müthiş bir kitap yazmakla kalmamış ki sadece. İnsanın hafızasına kazınacak bir kitap yazmış. Öyle ki sona doğru yaklaştıkça yavaş okusam da bitmese diye düşündüm. Ama bitti.. Bitmesini istemediğim her güzel şey gibi..
İnceleme yaparken kitabı özet geçmeyi hiç sevmedim. Güzel olduğunu dile getirmek yeter diye düşündüm hep. Okuyacak olana yol göstermesi için o da.Sonuçta okuyacak olan zaten kurguyu, karakterleri, yazarın dilini, kitaba hakimiyetini görecekler. Ben daha çok kitabın bende yarattığı etkiyi, hayatımla nasıl özdeştiğini, bana anımsattıklarını, yasadığım şeylere nasıl benzediğini yazmak istiyorum.
O yüzden bu kitabı, bu harika kitabı zamansal olarak hayatıma bölerek inceleyeceğim. İncelemek adına o kadar fazla not aldım ki birleştirmek zor olacak :)
Bir süredir ( şu bir süredir ifadesinden hiç hoşlanmam aslında ) kendimi kalabalık içinde yalnız hissediyorum. Çoğumuzun yaşadığı şey bu. Farklı aralıklarla. Ben bu aralar daha çok hissediyorum bunu. Uzun süreli oluyor bu his. Hadi hissettim, yalnızım bit diyince bitmiyor da gitmiyor da. Bırakmıyor yani peşimi. Sarıp sarmalanmışım. Bu sebeple mi bilmiyorum aslında şu an hissettiğim şeyler. Çoğu kadını mutlu edecek olaylar yaşasam da mutlu olamıyorum. Geçen oturdum bunu sorguladım. Bazen olur ya bazı günler özel olur. Özel bir gündü. Benim anımsamadığım. Aslında unutmam bu tarz şeyleri çok nadirdir. Unutmuşum işte. İş yerinde güzel bir şeyle karşılaştım. Dedim ya çoğu kadının mutlu olacağı türden bir şey. Ben neden o çoğu kadın kategorisinde değilim ? Neden dümdüz bir hayatım yok dedim. Neden ben yetinmeyi bilmiyorum, neden bana bazı şeyler yetmiyor ? Neden ben mutlu