özlem'in Kapak Resmi
özlem, Dr. Jekyll ile Bay Hyde'yi inceledi.
 25 Nis 21:03 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

İlk başlarda "İki yüzlü adam" olarak çevrilen bu yapıtı tekrar okumak beni ayrı bir mutlu etti. İlkokul sıralarında iki yüzlü adam olarak okuduğum bu kitabı tekrar okurken o zamanlarıma gittim. Okuma aşkımın yeni yeni filizlendiği zamanlardı. Bu eseri isminin garipliği üstüne elime almıştım. Bu isim değişikliği gerçekten güzel olmuş çünkü ilk ismi farklı şeyler çağrıştırıyordu.

Kitaba gelecek olursak sıradan bir kitap değil demem gerekiyor. İnsan karakteri üzerindeki baskın olmayan tarafların ortaya çıkarılması üzerine demek çok doğru olur bu kitap için. Zira kişinin içinde iyi ve kötü aynı anda barınabiliyor, bu kitaptan sonra buna daha bir emin oldum. Karmaşık gelen yerleri muhakkak ki var lakin sonlara doğru esere hayran kalabilirsiniz. Bu karmaşadan doğan bu öykü fazlasıyla şaşırtıcı. Ben fazlasıyla beğendim. Bu yeni halini de çok sevdim.
Lakin kurgunun başlangıcını ilk okumamdaki gibi yine biraz eksik buldum. Sanki bu kitaba bu başlangıç olmamıştı. Kısacası birkaç husus hariç beğenilmesi muhtemel bir kitaptı. İyi okumalar.

özlem, Veronika Ölmek İstiyor'u inceledi.
15 Nis 02:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap üzerine karaladığım birkaç tümcemi söylemek istedim. Okuduktan sonra benim için anlam kazananları sizlerle paylaşıyorum.

Ben Veronika'yım. Öldüm ve hayatı anladım. Sonra hayata geri döndüm. Delirdim. Delirmenin tek yol olduğunu gördüm. Bu andan başka hiçbir zaman imgesinin önemli olmadığını kavradım. Yaşama biçilen pahanın ölçülemez olduğunu idrak ettim. Delirmeliyiz. Yaşamalıyız. Bu iki tümcenin de aynı anlama geldiğini kavradım. Ölmeliyiz gerekirse hayat için. Delirmek tek yol yaşamak için. Anlıyor musun beni? Delirmeliyiz. Bu anda delirmeliyiz. Şu anda, şimdi şuracıkta. Delirmek tek yol, yaşamın idrakine varmak için. Tımarhaneye tıkılanlar yaşamın tadını çıkaranlar aslında ve ortalıkta gezen robotları toplayıp tıkmalı oraya. Asıl deli olanlar yaşamalı dünyada. Dünyanın ve yaşamın hakkını deliler verebiliyor. Onlar için şimdiden başka bir zaman imgesi mevcut değil. Anlıyor musun? Yaşamak mı istiyorsun, delirmeye kucak açmalısın. Delirmeli ve yaşamalıyız. Ben bir deliyim. Yaşamı tüm benliğimle kucaklıyorum. Hayatın değerini biliyorum. Şu anın tadını alıyorum, görüyor musun? Deliriyorum her gün ve her gün biraz daha fazla yaşıyorum. Yaşamak için delirmek lazım. Delirmek tek çaremiz.

özlem, Görme Biçimleri'ni inceledi.
26 Mar 21:43 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bakış açımı fazlasıyla değiştiren bir kitap olmuştu. Çok uzun süre aklımda olan ve bir merakla okuduğum bir kitaptı. Bazı yerlerde başa dönüp tekrar tekrar okudum fakat bitirdiğimde ufkumu açtığını hissettim. Kitaptan sonra daha bir inceler oldum her şeyi, gördüğümle yetinmemeyi öğrendim. Baktığınızın arkasında neler var diye araştırmaya iten bir kitap kendisi. Mutlaka okunmalı diyorum. Ufuk açan, bakış açınızı değiştiren veya geliştiren bir eser.

özlem, Koku'yu inceledi.
26 Mar 14:55 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

Adını sürekli duyduğum ve konusunun da bir o kadar ilginç olduğunu bildiğim bir kitaptı. Koku ile ilgili saplantısı olan bir seri katili anlattığını biliyordum. Bu nedenle sürükleyici ve aksiyon dolu bir kitap bekliyordum.İlginç bir konusu olan kitap çok ağır ilerledi. Beklediğim o aksiyon hiçbir zaman gerçekleşmedi. Bu yüzden biraz zor bitirdim denebilir.

Kitap, Jean- Babdiste Grenouille'nin doğumu ile başlıyor anlatmaya. Jean- Babdiste Grenouille kitaba konu olan katilimiz.

Kitap bize o modern geçinen Avrupanın geçmişteki halini de sunmaktadır. Parfümleri ile ünlü şehir Paris pislikten geçilmemektedir o dönemde. Bu sadece kurgu derseniz topuklu ayakkabıların da yine bu pislikler yüzünden icat edildiğinin hatırlatırım. Geceleri evlerinde tasların içerisine yaptıkları tuvaletlerini sabahları pencerelerden sokağa atıyorlarmış. Sokak ve caddeler pislik içerisinde olduğundan insanlar parmak ucunda yürüyorlarmış buralardan. Topuklu ayakkabılar da bu sebeple üretilmiş. Ortamdaki kokudan bahsetmiyorum bile.

-Spoi-
Balıkları temizleme işinde çalışan annesi onu balık pislikleri içine doğurur. Böyle pis kokulu bir ortamda doğan bir çocuk , doğduğu ortamın tam tersine hiç kokusuzdur. Ne bebeklere has olan o kokuya sahiptir ne de başka bir kokuya. Hal böyle olunca da annesinden alınmış olan çocuğa kimse bakmak istemez. Onda bir tuhaflık olduğunun farkındadırlar.

Grenouille'nin tek özelliği kokusuz olması değildir. Burnu da kokulara karşı çok hassastır. Normal bir insanın duyamadığı kokuları bile fark edebilmektedir. Cam kokusu gibi...Gece zifiri karanlıkta bile yönünü bulabilmektedir bu özelliği sayesinde. Zamanla bu kokular onda bir saplantıya dönüşür.

İnsanlar tarafından sevilmeyen Grenouille kendisini herkes tarafından beğenilmesine sebep olacak olan bir koku yapmaya karar verir. Bu koku onun felaketi de olacaktır aynı zamanda.

özlem, Çocukluğun Soğuk Geceleri'ni inceledi.
26 Mar 00:17 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tezer'den okuduğum ilk kitap. Dergide ona mektup yazmak için kısa bir araştırma yaptıktan sonra merakla kitaplarını almıştım. Neden bilmiyorum ama onun ölüme bakış açısını, hayata bakışını ve daha birçok yönünü kendimle bağdaştırmıştım. Bu kitaptan sonra daha bir hayran oldum. İyi ki o mektubu yazmış ve bu kadınla tanışmak nasip olmuş. Tezer için birçok tabir var fakat ben ona en çok Oğuz Atay'ın dişisi tabirini sevdim. Bu kitapta Tezer çocukluk ve gençlik anılarını tüm çıplaklığıyla yazmış. Diğer eserlerini okumadan önce bu kitapla başlamanız aslında daha iyi. Çünkü Tezer'i tam olarak anlamak isteyen biri onun ağzından kendini dinlemeli ilk önce. İşte bu yüzden ben de bu eserle başladım Tezer yolculuğuma. Okudukça onun ruhundaki yaraları gördüm. Eğer Tezer okumaya karar verirseniz, ilk sırada bu eseri olmalı. Onu dinleyin, gitmek istemesinin sebeplerini görün. Onun o soğuk gecelerine eşlik edin.

özlem, Gidiyorum Bu'yu inceledi.
26 Mar 00:08 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ah Muhsin Ünlü veya Onur Ünlü... Bir şair olarak görmekten fazlasıyla mutlu olduğum dönemimiz kişiliklerinden biri. Kendisiyle tanışma fırsatı bulduğumda daha fazla hayranı olduğum biri oldu. Bu kitabını da imzalatıp hatıralarım arasına koymak nasip oldu bu yıl. Şiirleri okurken onun kafasını anlayabiliyorsunuz ve ben cidden bu adamın kafasına(düşünme yapısı) hayranım. Dönemler içinde çok nadir böyle kafa yapısına sahip şair ve yazarlar çıkar ve ben Onur Ünlü'nün de böyle biri olduğunu düşünüyorum. Şiirleri ile sevdiğim biri olarak kalacağı kesin. Lakin ekranlarda onu görmek de çok güzel.

özlem, Yabancı'ı inceledi.
26 Mar 00:04 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Başlangıcı ile beni sarsan bir eserdi kendisi. "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." Birçok kez okumuş olmama rağmen hayattan sıkıldığım anlarda ilk elime aldığım kitaplardan biri olmuştur hep. Kitaptaki yabancımızın adı Meursault ve okurken birçok kere duygusuz herif diyerek tepkiler verdim. Camus'un en sevdiğim eseri, aynı zamanda benim saçmalığa karşı düşüncelerimi değiştiren bir eserdi. Camus der ki: "Evet, belki de mutluluğun sırrı saçmanın anlamsızlığını keşfetmemizdir." Bu kitap tam olarak bunun üstüne kurulu bir eser. Meursault adı altında saçmalıklar ve duygusuzluklar görüyoruz okurken ve bunlara yer yer sinirlenip kızıyoruz yer yer de acaba haklı mı diyoruz. Şahsen ben böyle dedim kitap boyunca. Bu kitaptan sonra Sartre okumanızı tavsiye ediyorum. Zira bu bağlamda Camus, Sartre'siz düşünülmüyor. Çok sayfa olmamasının verdiği bir üzüntü ile bitirdim kitabı. Az sayfa olmasına rağmen çok fazla anlam yüklenmiş bir eser. Mutlaka bir kez olsun okunmalı diyerekten bitiriyorum incelememi. İyi okumalar...

özlem, Mavi Kadar'ı inceledi.
17 Mar 13:45 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok sevdiğim bir ablamın kitabı diyerek başlamak istiyorum incelemeye. Deniz benim için çok özel bir isimdi. Bu kitabı ilk elime aldığımda o ismi görünce kitap artık daha özeldi benim için. Sonra okudukça benim denizim ile benzerliklerini gördükçe üzüldüm, ağladım. Ama sonunun bizimkiden farklı bitmesine çok sevindim. Fazlasıyla sevdiğim saf bir dili var kitabın. İçinize dokunacak sayısız cümlesi ve anı var. Mavi Kadar seviyorum sözü artık benim için çok özel oldu. İyi okumalar..

özlem, Dinle Küçük Adam'ı inceledi.
 15 Mar 09:06 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 8/10 puan

Reich'in kızgınlık eseri olduğunu bilerek başladığım için kitap hakkında ve de Reich hakkında uzunca bir araştırma yaptım okumadan önce. Duyduğu öfkeyi cümlelerinde rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Lakin hepsi öfkenin dışa vurumu diyip geçmek pek de doğru değil. Çünkü haklı olduğu birçok yer var. Üslubu sert ve bu gerçekleri çok fazla yüzünüze çarpıyor. Sizi küçümsediğini, aşağıladığını hissedebilirsiniz ki bu aslında doğru ama öfkeli olan birinin yapacağı tarzda bir şey bu. Birçok alıntı işaretlediğim bir kitap kendisi. Öfkesinden çok gerçeklerin peşine düşüp anlamaya çalışınca daha bir yerine oturuyor her şey. Hepimizin içinde bir küçük adam var ve Reich bunları uyandırmaya çalışıyor. Hitlere olan öfkesi yüzünden yönetimi eleştiriyor, araştırmaları yüzünden kendisine yapılanların insanların suçu olduğunu anlatıyor. Lakin olay bu kadarla sınırlı kalmayıp küçümsemeye kadar ilerliyor. Sabırla okumaktan ziyade söylenenlerin üslubuna değil de gerçeklerine bakarsanız daha kolay bitecek bir eser. Okunması gereken ve üzerinde düşünülmesi şart olan bir kitap. İyi okumalar.

özlem, Kaçış Operasyonu'yu inceledi.
15 Mar 08:57 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aksiyon bir dakika eksik olmadı. Giray ve Emre'nin zekasına hayran kaldım bitirdiğimde. Keşke bitmese dediğim bir anda kesildi sonu. Ayrıntıları öğrendiğinizde hayranlığınızı gizleyemiyorsunuz. Sağlam bir kurgusu olduğunu düşünüyorum. Ölenlerin dirildiği sahnede şoka girdim ama olsun :) Kişiler ve ayrıntılar okuduktan sonra daha bir içinize işliyor. Giray'a başta korkuyla yaklaşsanız bile sonunda hayranlıkla onu benimsiyorsunuz. Keşke daha da uzun olsa dediğim bir kitabı daha bitirdim. Kurgu olarak fazlasıyla başarılı buluyorum ve okumanızı tavsiye ederek bu incelememi de bitiriyorum. İyi okumalar.

özlem, Ariel ve Seçme Şiirler'i inceledi.
06 Mar 15:24 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Canım Sylvia, her satırında okudukça boğulduğum derin anlamları nasıl anlatayım ki. Senin yerin çok ayrıyken bende bu kitap daha bir başka benim için.

özlem, Leyla'yı inceledi.
26 Oca 17:25 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Geçenlerde elime rastgele tutuşturulan bir kitabı okudum. İsmi: "Leyla". Elime tutuşturulan öylesine bir kitaptı başta, lakin gözyaşlarıyla okuyup içime sindiremediğim, acılarına katlanamadığım ve asla unutamayacağım bir kitap oldu. Bu yazıyı bitirdiğimden sadece 2 dakika sonra yazıyorum, çünkü bunu yapmalıyım. Bu acı bilinmeli. Leyla, acı dolu ve iğrendirici gerçeklerle dolu bir eser.
Kısaca bir giriş yapmak gerekirse Bosna Savaşı mağdurlarındandır Leyla. Savaşın gerçek yüzünü gösteren, savaşın sadece evleri yıkıp geçmediğini beraberinde hayatları ve umutları da götürdüğünü tüm açıklığıyla tokat gibi yüzünüze çarpan bir hikayesi var Leyla'nın. Ama bundan daha önemli tuttuğum bir şey var bu kitapta, kadın ve tecavüz. İğrendirici gerçekler işte tam bunlarla ilgili, o anları okurken tiksinmemek, kızmamak elde değil.
Okurken en çok acı çektiğim kitap olarak kalacağına emin olaraktan mutlaka okunmalı diyorum.

özlem, Başlangıç'ı inceledi.
28 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Eseri, yazarın diğer eserleri ile karşılaştırmadan önce kitabı kendi içinde değerlendireceğim. Başlangıç, isminde olduğu gibi bir başlangıcı ve sonu aydınlattığını iddaa eden birinin etrafında dönen bir kitap. İçerisinde yapay zeka ve evrime fazlasıyla dokunmuş Dan Brown. Okuduktan sonra yapay zekanın neler yapabileceğini insanlara düşündürmek istemiş mi acaba diye uzunca beynimi yordum. Sürükleyici ve saran bir kitap. Şimdi Dan Brown'un diğer eserlerini göz önüne alarak bakarsak bu kitabın pek de onun kalemine yakışmadığını düşünebiliriz. Açıkçası büyük bir beklenti ile başlarsanız çok da büyük bir hüsran alabiliyorsunuz. Kendi öz düşüncelerimi dile getirmem gerekirse ben bu kitabı daha birçok sevdim. Neden mi? Sorgulayan ve sorgulatan her eseri beğenen biri olaraktan din ve bilim üzerine yazılması beni fazlasıyla etkiledi. Tek bir açıdan bakarsanız dini yermiş bile diyebileceğiniz bir eser lakin bunu yapmayın. Yazar aslında her iki bakış açısını da koymaya çalışmış ve bunu yorumlamış. Kısacası din ve bilim arasında gidip gelen bir kitaptı. Ama kesinlikle Dan Brown sevenler büyük bir beklenti ile başlamayın. Brown için ortalama bir eser. Keyifli okumalar...

özlem, Kalender Dergisi Sayı 3'ı inceledi.
23 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kalender ekibinde olduğum son sayı... İlk göz ağrım diyeceğim bir yazımı paylaştım okuyucuyla. Genel olarak baktığımızda bu sayının öncekilere göre bambaşka ve fazlasıyla güzel olduğunu söyleyebilirim. Gerek dosya konusu, gerek diğer içerikler olarak oldukça başarılı. Tasarımcı olarak baktığımda ise oldukça renkli ve iç açıcı göründüğünü söylemeliyim. Dergi okuma oranlarına bakarsak bu çabalarını takdir etmemek mümkün değil, çünkü cidden okunmuyor dergiler ama okunmalı. Kısacası dergi okuyalım, Kalender Dergisini de okuyalım.

özlem, Cerrah'ı inceledi.
01 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Kesinlikle bu romanıyla Tess Gerritsen'e tutuldum. Uzunca bir süre de onun romanlarını okuyacağım. Şimdi seri dışından bir kitapla devam etmeyi düşünsem de en kısa sürede bu seriye devam edeceğim. Kitaptaki olay yeri betimlemeleri ve duyulan korkuyu hissettirmede şu ana kadar okuduğum bu türün romancıları arasında en iyisiydi.