Peşi sıra birkaç şarkıya eşlik ediyor Varşovalı kadın. Her birini başka duygularla mırıldanıyor. Her eserde bir yerlere gidiyor, birilerini karşılayıp uğurluyor. Gözlerini her tizde açıp , her peste kısıyor. Her değişen ritimde birilerine rastlıyor, her şarkı bitiminde hoşça kal diyerek ayrılıyor. Varşovalı kadın geride bıraktığı ve aslında hiç tanıyamadığı sevdiklerini şarkıların güftelerinde kucak kucak taşıyor.
Seviyorum bu şehrin hikayelerini. Aşkla, savaşla, devrimle dolup taşan bu kenti seviyorum. Gelenlerini, terk edip gidenleri kadar seviyorum. Tanımadığım misafirlerini ev sahipleri kadar, savaşta yıkılan caddelerini yeniden hayat bulan parkları kadar seviyorum. Vedalarını seviyorum, selamları kadar. Elbruz’un eteğinde dünyaya gözümü açtığım gün kadar seviyorum bu şehirle kavuştuğum anları. Ben, beni misafir gibi ağırlayan Tahran’ı, misafiri olduğum İstanbul kadar seviyorum.