Çoğunluğun yanlışa "doğru" dediği bir yerde, doğru olan yanlışmış gibi görünür. Ama tüm dünya birleşip bir yanlışa "doğru" dese de, o yanlış, yine yanlış, yine yanlış. İçinizdeki ses yanlışın yanlış olduğunu biliyor.
Olmak istediğim halde olamadığım kişinin, 'hayır' diyebileceğim halde diyemediğim şeylerin yasını tutuyorum. Her birimiz öldürüldük. Şimdi kendimizin yasın tutmaya hakkımız var. Ölen her parçamızın yasını tutmaya hakkımız var ki kalan sağlam yerlerinizden büyüyebilelim.
İçinizdeki çocuğun sizden başka hiç kimsesi yok. Anladınız mı, hiç kimsesi! Siz onu korumazsanız, hiç kimse kuramaz o çocuğu sizin yerinize. Siz hayatınıza sahip çıkmazsanız, hiç kimse "hayatını heba ettin teşekkür ederiz" demez.
Bundan sonra yaşayabileceğimiz en ağır şey, çocukluğumuzda yaşadığımız en hafif şey yanında nedir ki? Çocukluğunu atlatmış birine artık hiç kimse dokunamaz. Çocukluğunu atlattığını fark eden birini, artık hiçbir şey yıkamaz. Bu dünyadaki en güçlü kişi, çocukluğunun ve çocukluğunun korkularının artık geride kaldığını fark eden kişi.