Herkesin hayat yoluna böyle ani derinlikler çıkakabilirdi. Bir takim karadelikler. Aktarim istasyonları. Mesela bir besteci böyle anlarda melodiyi yakalardi; bir şair mısrayı,, bir sevgili aski, peygamber Tanrıyı. Bu anda, siradan zamanlarda rastlanmayana rastlarsin; görünen ile gorünmeyeni, yüzeysel ile derini bu anda birbirinden ayırırsın. Hakikat seninle saklambaç oynamaya kalkar, geçmisin ve gelecegin arkasina saklanir;
Şimdilerde insanlar fotograflarda hep gülüyorlar, o zamanlar ciddi gözlerle keskin bakışlarını objektife yöneltiyorlarmış, sanki baslarina geleceklerden haberleri varmis gibi.
Ancak hâlâ gerçekten ne istedigini bilmiyordu. Iste bu yüzden kendisini mutsuz hissediyordu. Galiba mutlulugun kölelikle de özgürlükle de ilgisi yoktu.