Gökhan, Çürümenin Kitabı'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

#İdeal'siz bir dünya,doktrinsiz bir can çekişme, yaşamsız bir ebediyet hasreti.. "CENNET"#

İdealistlerin batırdığı, fikirlerin birbirlerinin yerini almadığına ısrar edildiğinde kanın aktığı ve doğmuş olmanın nihai sakıncası ve yüz kızarıklığıyla yazacaktı. Kalemi her kavradığında çektiği acıyı duyabiliyorum!!!
Dünyanın yıkıntılarını, moloz birikintilerini, çürümesini, kokuşmasını, mutsuzluğa aranan onca sıfatı duyurdu. O ümitsizliğe bir panzehir aradı...
Dünyada bir şeyler unutmak yerine kendimizi nasıl unutabileceğimizi sorguladı, bu olanaksızlığın acısıyla kendi yaşamı Alzheimer ile sona erdi. Böylesine bir yaşamdan sonra yeniden Sormalı "Peki mutsuza kim bakacak tı" !!!.

"Her bir dakikamın elli dokuz saniyesi, Acı'ya ya da acı fikrine... vakfedilmiş" diyecekti acının hangi tonuydu bu, hangi rengi, bu nasıl bir tutkuydu böyle, (Yaşamı acıyla kavramak...)
Öylesine titiz bakacaktı ki acılarına, bir bahçeyle ilgilenir gibi ilgilenecekti onlarla, kendi kibar pişmanliklarımızı unutturacaktı bizlere. Hiçliğe bir coğrafya verip varoluşu cezalandıracaktı, bu nasıl bir deliydi böyle!!!
İmtiyazlı bir sevgi var edip her insanın mutlak bir dogma olduğu gerçeğini yerleştirilecekti böylesi bir sevgiye eğer istersek çürümeden yaşayabileceğimizi söyleyecekti fısıldayarak zincirlere ve yasalara alışmış olan bizlere...

Onun derdi ortaklaşa yaşamın çekilmezliğiydi,
Onun derdi taa Âdem'den beriydi...
İnsanın geleceği artık bir oluş nedeni olmaktan çıkmıştı, tarih kokuşmuştu. Varlıklar artık bir çıkar ve ümit içerisinde çemberdeydi, yıkıma bir tapınak inşa etmeliydi, herşeyle aramızdaki bağı koparmalı böylece yalnızlığı bir inanç gibi kutsamalı şu sara hastası evrene haddini bildirmeliydi!!!

Onu, onun cümleriyle kendi iyimser yalnızlığımın ümidiyle yazdım. Muhtemeldir eğer görseydi benliğimi aşağılamaktan kendini alamazdı. Son olarak kendi kaleminden bir soru ile bitirmek istiyorum.

"Adaletsizlik ciğerlerimizdeki havaya, düşüncelerimizin mekanına, yıldızların sessizliğine ve hayretine musallat olduğu zaman, mücadeleyi kime karşı yöneltmeli?" Saygilar..

Söz,
Göz' e dokunur,
ordan kalbe ve ruh'a
ne zaman etki eder bu zehir..
nerdesin ey panzehir..

Birkul

Buğlem Öner, bir alıntı ekledi.
24 May 02:03 · Kitabı okuyor

Sohbetlerden:
Kahramanlar hakkında haber yazsana... reaktörün çatısına tırmanan askerler hakkında
Kahramanlar... bugün için kim o Kahramanlar? Bana göre, yukarıdan verilen emirlere karşı gelip insanlara hakikati söyleyen doktorlardır kahramanlar. Bir de gazeteciler ve bilim insanları. Ancak, gündem toplantısında editörlerden birinin de dediği gibi: aklınızdan çıkarmayın! Şu an ne doktorluk, ne öğretmenlik, ne bilim insanligi ne de gazetecilik var. Artık hepimiz için geçerli olan tek bir meslek bulunuyor sovyet vatandasligi.
Ağzından dökülen bu sözlere kendisi inanıyor muydu acaba? Korkmamasi mümkün mu? Inancim her geçen gün tükeniyor.
--bölgde en revaçtaki masallardan biri su: stronsiyum ve sezyum için en etkili panzehir stolicya marka votkadir.
... size cennet gibi bir yaşam inşa edecegiz. Yeter ki burada kalın ve çalışın. Sizi sucuk ve kara buğday a boğacağız. Sınırlı erişim olan marketlerde tüm mallar elinizin altında olacak. Kastettiği şey, onlara yeterince votka ve sucuk verin şeklinde. Lanet olsun ama bir köy bakkalinda üç çeşit sucuk bulunduğuna hayatım boyunca rastlamadim. Karım için ithal külotlu çorap bile aldım bakkaldan.
-radyasyon ölçüm aletleri bir ay boyunca satışa kaldı, ama sonra hepsi sırra kadem bastı. Bu konuda yazmak yasak. Ancak, editörün haşin kırmızı kalemi yine hepsinin üzerini çizdi: okyanus ötesinde çok sayıda düşmanımız var. Işte bu yüzden sadece iyi şeylerden bahsediliyor bizde, kötü şeylerin esamisi okunmuyor. Akil almaz şeylerden de hiç bahsedilmiyor. Ancak bir yerlerde özel.duzenlemeler yapılıyor, ellerinde bavullarla yetkililere rastlıyor birileri..

Çernobil Duası, Svetlana Aleksiyeviç (Sayfa 217)Çernobil Duası, Svetlana Aleksiyeviç (Sayfa 217)
Sema Nur Aydın, bir alıntı ekledi.
21 May 11:32 · Kitabı okuyor · Beğendi

St. Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi (Duvar Posterleri)
TEMİZ BİR KAZAN, İKSİRİN ZEHRE DÖNÜŞMESİNİ ÖNLER ; EHİL BİR ŞİFACI TARAFINDAN ONAYLANMADIKÇA, PANZEHİR TAMZEHİR SAYILIR.

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, J. K. Rowling (Robert Galbraith) (Sayfa 549 - YKY)Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, J. K. Rowling (Robert Galbraith) (Sayfa 549 - YKY)
İlkay GÜNEL, Panzehir'i inceledi.
19 May 15:05 · Kitabı okudu · 27 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bir noktada kitap acaba benim için hayal kırıklığı mı olacak dedim ancak olay örgüsü ilerledikçe ve kitap heyecanlanmaya başladıkta tam tersi olduğunu anladım. Bir noktadan sonra çok akıcı hale gelen bir kitap. Okuyucuya hissetmesi gereken o gerilimi de gayet iyi düzeyde veriyor.
Tom Hawkins'e kurulan tuzaklar neden kuruluyor? Kim ondan ne almak istiyor? Kızı ile arasındaki buz dağları nasıl eriyecek? Kendisini kurtarmaya çalışan avukatı bulduğu hangi ipucu yüzünden öldürülcek? Tom bu kötü durumdan nasıl kurtulacak?
Okunmasının tavsiye edilmesi için gerekli özellikleri barındıran bir kitap Panzehir. Ben de okumanızı tavsiye ederim.

pitoresk, bir alıntı ekledi.
15 May 23:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Belki de güzel şeylerle beslenmenin, dehşete bir panzehir oluşturacağına inanıyordun."

Yüreğimin Sesini Dinle, Susanna TamaroYüreğimin Sesini Dinle, Susanna Tamaro
İlkay GÜNEL, bir alıntı ekledi.
 15 May 22:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İnternet artık insanları bilgiye ulaştırma konusunda televizyondan daha etkin. Bu yüzden herkes, orada ne görür, ne okursa ona inanıyor.

Panzehir, Daniel Palmer (Sayfa 388)Panzehir, Daniel Palmer (Sayfa 388)
Mihemedê NOJDAR, Mem u Zin (Arapça)'ı inceledi.
15 May 19:08 · Kitabı okudu · 42 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ben kimim, ben neydim? Nereden geliyor, nereye gidiyordum? Gençlik yıllarının kimlik arayışının temel soruları.

Hiç kolay değildir bir Kürt genci için. Okulda "Ne mutlu Türküm diyene" evde o yürekler yakan Şivan Perwer'in sesi. Okulda "Türkiye'de Herkes Türktür" evde gönüllere sen Kürtoğlu Kürt'sün diye yaraları açan o melodiler..
Yürek parça parça Yaralı zihin yalanlarla zehirlenendirilmiş işkence çekiyor. İşte böyle sancılıdır bir Kürt gencinin kimlik bunalımı..

Ya aslını İnkar edecek kimliksiz karaktersiz olacaksın, ya da... Ya da Kürdüm deyip ötekileştirilmiş olacaksın. İşte böyle çetrefillidir bir Kürt gencinin kimlik seçimi..

Amin maalouf der ya "Ölümcül Kimlikler" işte Kürt kimliği tam da böyle ölümcül bir kimliktir..

Ben böyle bir ölümcül kimliği tercih ederken iki isim çok etkileyici oldu.
1. Şivan Perwer
2. Ehmedê Xanî

Şivan Perwer hem hemşehrim olması hem de çocukluğumda nenemin evinde o yanık sesi ile "Mala bavê min mala mêran e" derken nasıl gönüllere nakşetmişti. Onca asimilasyon, inkar, yalan ve zehire nasıl panzehir olmuştu o ses..

Ya Ehmedê Xanî'ye ne demeli? İsmin yetiyordu be gönlümün azizi! Mem û Zîn adında Kürdçe bir aşk destanı yazmışsın deniyordu ya.

Ya şu beyitlerine ne demeli?

Da xelq nebêjitin ku Ekrad
Bê merifet in, bi esl û bunyad

Enwaê milel xwudankitêb in
Kurmancî tenê di bê hisêb in

Bunu yaptı ki eloğlu demesin "Zaten Kürtler
Köken ve yapı itibari ile kültürsüzdürler

Türlü türlü milletler kitap sahibi olmuşlar
Yalnız Kürtler bu konuda paysız kalmışlar

..........................

Safî şemirand vexwarî durdî
Manendê durrê lîsanê Kurdî

Saf şarabı bir yana bırakarak tortuyu içti
İnci gibi dizmek için Kürt dilini seçti

İşte Ey gönlümün Azizi, bu beyitlerinin ve Mem û Zîn kitabının bahsi, kitabını okumamış olsak dahi öyle bir kuvve-i maneviye veriyordu ki 300 yıl öncesinden zehirlere panzehir dertlere derman oluyordun.

Gençlik yıllarımda ne Kürtçe konuşabiliyor neden anlayabiliyordum. Bu anne ve babamızın ayıbı değil, Allah'ın bir ayeti olan Kürt dilini inkar eden, yok sayan ve onu konuşanları cezalandıran korkutan ve terörist sayan rejimin ayıbı zülmüdür.

Artık bu ölümcül kimliği seçmiştim ve bir kimliği kimlik yapan dildir. Bir devrimi başlatabilmek için önce onu içinde yaşamak lazım derdi, Tolstoy.
Nefsini ıslah edemeyen başkasının nefsini ıslah edemez diyordu, Bediüzzaman.
Rabbime en yakın olduğum secde vakitlerinde seccadem ıslak bir şekilde yalvarıyordum. "Sensin her şeyi bilen ve hikmetle yaratan, beni bir Kürt olarak yarattın ve bana Kürtçe'yi öğret dilimi geliştir diye dua ediyordum.

Lise 3'te öğrenmeye başlamıştım. Allah'ın izni ile 2 yılda makale yazı ve kitapları okuyacak seviyeye gelmiştim.
Hakkınızı helal edin biliyorum biraz uzunca oldu, kalem gönlümün lisanına yetişemiyor ki durdursun.

Sonra kimliğimi kimlik yapan O mübarek zatın kitabını okumaya sıra gelmişti. Kürtçem kifayet etmiyordu. Kadrî Yıldırım ın çevirisi ile Kürtçem daha iyi gelişti ve divan şiirinin betimleme ve özelliklerini kavramıştım.

Ve o zaman anlamıştım, Ehmedê Xanî hazretlerini ne kadar da az tanıyormuşuz. Mem û Zîn i okuyunca kendime gönül rahatlığı ile Kürd'üm diyebildim. Ve bu kitabı okumayan bir Kürdün kendisine Kürdüm demesin diyorum. Bunlar size faşizanlık gibi gelebilir ama Ehmedê Xanî hazretleri gibi evliya bir zat kendi milletinin ve Allah ın ayeti olan dili için neler yapmış ne kadar emek harcamış. Ve Kürtlere en temel ve halen geçerliliğini koruyan nasihatlerde bulunuyor. Sosyolojik tespitlerde bulunuyor. Bu yüzden Kürd'ü Kürd yapan bir eserdir. Ve muazzam bir edebi inceliğe sahiptir. Allah ve Resulüne olan övgü ne senaları o kadar latif ki dilime pelesenk oluyor.

Şükürlerin en güzeli dilleri ve güzelliği yaratan Allah'a dır.


Etkinlik vesilesi ile okuduğum kitaba gelince, 1000K da Arapça olarak eklemişler. Kitap Arapça değil, İslam harfleri ile yazılmış. Neden İslam harfleri diyorum. Çünkü Araplar İslam'dan önce yazıyı çok bilmezlerdi. Peygamber sav harflerin üzerine nokta koyarak harf sayısını 15-16 dan 28-29 a çıkarıyor. Ve bütün Müslüman milletler dillerini bu alfabeye göre şekillendiriyor. O yüzden bu harfler bir milletin değil İslam'ın harfleridir. Başöğretmeni Hz. Muhamed sav dir. Îslam harfleri ile Kürtçe okumak Kürtçe'nin ses ahengine o kadar güzel yakışıyordu ki okurken muazzam lezzet alıyorum.

Kitabın hikaye içeriğine girmeyeceğim. Çünkü etkinliğe katılan değerli dostlar o güzel incelemeleri ile bende bir mecal bırakmadı. Dostların o güzel incelemelerine havale ediyorum.

Son Bir Tavsiye
1994 yapımı Musa Anter in emekleri ile çekilmiş Mem û Zîn filmi ve Mazlûm Çimen in harika kavalından film müzikleri.

https://m.youtube.com/watch?v=RwlaxbsXuNc

5 yıl önce izlemeye çalıştım. Ancak yarım saat izleyebildim. Gözlerim ıslak gönlüm çıplak soğukta titrer gibi kalmıştım ayazda. Devam edemedim o kadar etkilenmiştim. İnşallah bir gün sonuna kadar izleyebilirim.

Opal
Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı.

Ebru, bir alıntı ekledi.
 15 May 03:16 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Neill, The Problem Teacher (Problem Öğretmen) adlı eserinde eğitimin yapısı ile politik ve ekonomik sistemler arasında görmeye başladığı ilişkileri ayrıntılarıyla ele alır: "Devlet okulları, bir köle zihniyeti üretmek zorundadır; çünkü ancak bir köle zihniyeti sistemin parçalanmasını engelleyebilir." Neill evin minyatür devlet olduğunu ve bu itaat eğitimini sağladığı için her devletin eve bu kadar büyük önem verdiğini ileri süren Reich'e katılırken okulun gücünün aile yaşamını yeniden üretmesine bağlı olduğunu söylüyordu." Teorik olarak okul eğitiminin ailenin etkisine karşı bir panzehir olduğu düşünülebilir. Ama değildir: İlerlemiş aile yaşamıdır.

Eleştirel Pedagoji, Adem Yıldırım (Sayfa 90 - Anı Yayıncılık)Eleştirel Pedagoji, Adem Yıldırım (Sayfa 90 - Anı Yayıncılık)