Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne ağaç yeşil, ne deniz mavi bu bahar...
Kuşlar bile farklı ötüyor şimdi.
Bana ne oldu böyle, kora mı düştüm.
Sormayın n'olur, sinemde yangın var.
Ne yemek doyurur, ne açlık acıtır,
Su tatsız, hava boğuk, toprak kaygan,
Ben mi yandım, yoksa havadan ateş mi yağıyor?
Sormayın n'olur, dilimde ağıt var.
.............................................................
Tüm yağmurlar içime yağdı sanki, ne bitmez gözyaşı bu böyle?
Yürekte bir yangın ki sönmek bilmez şimdi,
Durmayın n'olur, sesimde hasret var.
Tabut, yani berzâhın bineği... Öte aleme seyahat edeceği burak... içi dar, soğuk ve sessiz... ama manası çok derin. Yanına hiçbir şey alamayacağı kadar dar, kimsenin ısıtamayacağı kadar soğuk ve kimseyle paylaşılmayacak kadar sessiz...
Bu acıyı içinden atmayacaktı. Kendisini uyuşturup acısını unutmak istememişti. Acıyı içine gömerken içi parçalanıyor, tüm iç organları yerinden sökülüyordu. Zamanı tutmak, geri çevirmek, yapamıyorsa daha da hızlı çevirip dünyanın sonunu getirmek istemişti.