Kismet Parpar, bir alıntı ekledi.
11 May 14:28 · Kitabı okudu · İnceledi

Peki her hangi biri hiç mutlu olmuş mudur? Biri hiç mutlu olabilir mi? Arthur öyle olduğunu düşünmüyordu.
"İnsan başta hiç mutlu değildir, ama bütün hayatını kendisini mutlu edeceğini sandığı bir şeyin peşinde çabalayarak geçirir; nadiren amacına ulaşır, ulaştığında da yalnızca düş kırıklığıyla karşılaşır; sonunda bir enkaz gibidir ve limana direkleri ve donanımları yok olmuş bir şekilde gelir. Ondan sonra da mutluluk ya da mutsuzluk aynıdır; çünkü hayatı içinde bulunduğu her dakika yok olan andan fazlası değildir ve şimdi de sona ermektedir."

Kaçınılmaz trajik bir inişten ibaret olan hayat yalnızca acımasız değil, tamamen kaprislidir de.
"Biz çayırda otlayan kuzular gibiyiz, kasap bu kuzuları izleyip içlerinden birini seçer, sonra bir başkasını; çünkü kaderin kasasında bizim için ne gibi felaketler barındırdığını iyi günlerimizde bilemeyiz, hastalık, eziyet, yoksulluk, sakat kalma, görüş kaybı, delilik ve ölüm."

Schopenhauer , Parerga and Paralipomena, cilt 2 s.292-293

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 286)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 286)

Arthur Schopenhauer ile Öğrenme Etkinliği
Arthur Schopenhauer amcacım, büyük adamdır! Eğitmenliği, düşünceleri, keşifleri, öngörüleri, zevkleri, hatta yerine göre yergileri bile EfsanE olan bir insan. Karanlıkta kalmış düşüncelerimizi aydınlatmak, var olduğunu bile bilmediğimiz konulardaki boş düşüncelerimizi doldurmak, kulaktan doğma bilgilerle temelleştirdiğimiz düşüncelerimizi yıkmak, sanrılaşmış düşüncelerimizi gerçeklerle yıkamak, parça parça ve dağınık bir şekilde olan düşüncelerimizi birleştirmek, bakış açısı noksanlığı yüzünden kaçan anlamlı düşüncelerimizi yakalamak, kendimize ve kendimizden başlayan her şeye farklı bir gözle bakabilmek vb. daha nice etkilerini yaşamak için Arthur Schopenhauer etkinliğini başlatmaya karar verdim. Overlok makinası değilim, ama ben de ayağınıza geldim. Az önce saydıklarımı mübalağa olarak görebilirsiniz. Ancak size bir kaç ünlü ismin Arthur Schopenhauer için söylediklerini yazayım. Sonra benimkilerini tekrardan değerlendirin.

"Ben Schopenhauer'in, onun ilk sayfasını okuduktan sonra bütün sayfalarını okuyacaklarından ve dediği her kelimeyi dinleyeceklerinden emin olan okurlarındanım."
-Friedrich Nietzsche

"Onu okumak bana ifade edilemez bir biçimde zevk verdi. Dedikleri tamamıyla doğru."
-Søren Kierkegaard

"Schopenhauer bir üslup dahisi. Sadece dili için bile kesinlikle okunmalı. "
-Franz Kafka

"Schopenhauer'e olan sonsuz hayranlığım - daha önce hiç tatmamış olduğum bir dizi manevi zevk. Eminim ki en büyük dahi: Schopenhauer. "
-Lev Tolstoy

Yaa! Gördünüz mü? Tabii ki hayır. Siz daha bir şey görmediniz. Bunu da Arthur Schopenhauer okudukça daha iyi anlayacaksınız. Her neyse, dünyanın, ülkenin, toplumun ve en önemlisi bireyler olarak bizlerin gelişmesi için düşüncesel aktivitelerin yararı yadsınamaz bir gerçek. Arthur amcamın düşüncesel lunaparkında doyasıya gezmenin ve oynamanın da bizleri eğlendirirken büyüteceğini -tabii ki kafa olarak, fiziksel olarak o da çaresiz- düşünüyorum. Uzun lafın kısası, Arthur Schopenhauer yolculuğuna hazır mısınız?

Etkinlik Tarihi: 15 Mayıs - 14 Haziran (Ramazan dolasıyla mideler boş olacak. En azından beyinleri dolduralım.)

Etkinlik Boyunca Okunacak Kitaplar:
1-)Aşkın Metafiziği
2-)Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
3-)Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği)
4-)Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
5-)Hayatın Anlamı
6-)Ölümün Anlamı
7-)Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
8-)Eristik Diyalektik
9-)Din Üzerine
10-)Düşüncenin Çağrısı
11-)Bilmek ve İstemek
12-)İnsan Doğası Üzerine
13-)Tartışma Sanatının İncelikleri
14-)Hiçliğin Mutlu Sessizliği
15-)Okumaya ve Okumuşlara Dair
16-)Güzelin Metafiziği
17-)Hukuk Ahlak ve Siyaset Üzerine
18-)Üniversiteler ve Felsefe
19-)İsteme ve Tasarım Olarak Dünya
20-)Akıl Sağlığı
21-)Bilim ve Bilgelik
22-)Fikirlerin Bilgisi Üzerine
23-)Hayatın Bilgeliği
24-)Merhamet
25-)Felsefe Tarihinden Kesitler
26-)Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
27-)İstencin Özgürlüğü Üzerine
28-)Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
29-)İdeal ve Gerçek
30-)Akıl Zayıflığı
31-)Aşk ve Cinnet
32-)Mantıksal Düşünce Doktrini
33-)Parerga ile Paralipomena
34-)Kişilik Oluşumu ve Sorunları
35-)Yaşamın Bilgece Deneyimleri
36-)Edebiyat Dersleri
37-)Aforizmalar
38-)Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
39-)Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
40-)Ruh Görme Üzerine
41-)Dünyanın Istırabı Üzerine

Dip Not: Sitede olan kitapları ekledim -iki tanesi aynı kitabın farklı yayınevi haliydi diye pas geçtim-. Sitede kayıtlı olmayan kitapları da okuyabilirsiniz. Ben bir kaç tanesini kayıt ettirmeye çalışacağım. Duruma göre sizler de kütüphanecilerin birinden de yardım isteyebilirsiniz.

Felsefeyi Tehlikeli Hâle Getirenlerde Bu Hafta:
1-)arifsahin
2-)Semiha

Onur Konukları:
1-)Esther. Sema
2-)https://1000kitap.com/Styx/Duvar/

Katılımcı Listesi:
1-)Quidam
2-)Sezen B.
3-)Cem Eren
4-)Kanatsizserce
5-)Harun Inan
6-)https://1000kitap.com/Sessizol
7-)https://1000kitap.com/sunofhope
8-)Nesrin Ay
9-)bhmflzf ( Mehmet )
10-)Aysss
11-)Sherlock Holmes
12-)https://1000kitap.com/basakzadeh
13-)Reina
14-)Barbaros
15-)™ Parende
16-)Ümit Karaca
17-)https://1000kitap.com/osmanyalciner
18-)Bahar Öztekin
19-)Masiva
20-)https://1000kitap.com/aytolun
21-)Esra Koç
22-)https://1000kitap.com/HayalPerestcik
23-)Homeless
24-)Martı Jonathan
25-)https://1000kitap.com/mr_ayaz
26-)İbrahim (Sisifos)
27-)Rahime
28-)Naziko
29-)Ömer Gezen

Ilgaz, bir alıntı ekledi.
20 Şub 15:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Schopenhauer daha sonra intiharın bazı durumlarda otomatik olduğunu söyleyecekti: "Hayatı koruyan çok güçlü doğal dürtü, büyük kederlerle yenilir yenilmez insanın intihara başvurması, kesin olarak evrensel bir kuraldır; günlük deneyimler bunu gösteriyor."
Schopenhauer, babasının ölümünden kırk beş yıl sonra, Parerga ile Paralipomena'nın ikinci cildinde yer alan "İntihar Üzerine" adlı dene­mesinde intihar sorununu uzun uzadıya ele alıp, intiharı lanetleyenlere saldırmaya devam etti.

Schopenhauer, David E. Cartwright (Sayfa 85)Schopenhauer, David E. Cartwright (Sayfa 85)
Emre Kepenek, bir alıntı ekledi.
 15 Şub 23:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kadınlara Duyulan Öfke
Schopenhauer, arkadaşıyla okudukları kitapları paylaşmaktan, tüccar olmanın anlamsız kaderine üzülürken birbirlerinin kaprislerine katlanmaktan, partilere ve konserlere gitmekten zevk alıyordu ama yaşadıkları tutkulu maceralar zevk vermekten çok, onu umutsuzluğa düşürmüştü. Anthime kadınların hoşlandığı bir adamdı ve onun bu konudaki başarısı Arthur'un başarısızlığını daha da açığa çıkarıyordu. Arthur arzularının egemenliği altındaydı fakat sevgisini elde etmek istediği kadınların amacı, genellikle Arthur'un arzularını doyurmak olmuyordu. Böylece cinselliğin çerçöpü onu aşağıya çekiyor ve birlikte olmak istediği kadınlar onu reddederek aşağılıyordu. Sonunda kadınların üzerine, Parerga ile Paralipomena'nın ikinci cildindeki denemesi "Kadınlar Üzerine" de pervasızca gitti.

Schopenhauer, David E. Cartwright (Sayfa 104 - İS BANKASİ KULTUR YAYİNLARİ)Schopenhauer, David E. Cartwright (Sayfa 104 - İS BANKASİ KULTUR YAYİNLARİ)
Sinan, bir alıntı ekledi.
21 Eki 2017

her zaman kolay bir şekilde ölmeyi ummuşumdur, çünkü hayatı boyunca yalnız olan bir insan yalnızlığını en iyi kendisi değerlendirebilir. insan denen iki ayaklı hayvanların acıklı kapasiteleri için hesaplanmış maskaralık ve soytarılıkların arasına çıkmaktansa başladığım yere geri dönmenin … ve görevimi tamamlamanın mutlu bilinciyle hayatımı bitireceğim.”

Parerga ile Paralipomena, Arthur SchopenhauerParerga ile Paralipomena, Arthur Schopenhauer
Mehmet Zana Başkan, bir alıntı ekledi.
24 Ağu 2017

Parerga & Paralipomena 153
Anlaşılıyor ki, her insanın, her zaman bir miktar sıkıntı, acı veya derde ihtiyacı vardır.

90 Dakikada Schopenhauer, Paul Strathern (Sayfa 64 - Gendaş)90 Dakikada Schopenhauer, Paul Strathern (Sayfa 64 - Gendaş)
Mehmet Zana Başkan, bir alıntı ekledi.
24 Ağu 2017

Parerga & Paralipomena 10
"Neden" sorusuna bir cevap bulamasak da, her şeye kadir olan ve her şeyi bilen bilge bir varlığın acılı bir dünya yaratmış olması, pekâlâ düşünülebilir bir şeydir...

90 Dakikada Schopenhauer, Paul Strathern (Sayfa 56 - Gendaş)90 Dakikada Schopenhauer, Paul Strathern (Sayfa 56 - Gendaş)

KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMESİNİ ÖĞRENMEK (7)

"Gerçek manada ilim ile uğraşan düşünür, kendi kendine düşünmeyi, daha geniş ölçekte yapar. Her ne kadar çok fazla bilgiye ihtiyaç duysa ve çok fazla okuması gerekse de, zihni tüm bunlara hükmedecek, düşünce sistemi içinde bunları eritip hazmedecek ve anlayışının (izafi) organik birliğine boyun eğdirecek kadar güçlüdür, ki fevkalade geniştir ve mütemadiyen genişlemesini sürdürür.

Hayatlarını okuyarak geçirenler ve bilgeliklerini (sadece) kitaplardan elde edenler, bir ülke hakkındaki tam ve doğru bilgiyi seyyahların anlattıklarından elde etmeye çalışanlara benzer. Bu insanlar birçok şey hakkında bir yığın şey söylerler; ama aslında ülkenin gerçek durumu hakkında açık, belirgin, doğru ve tutarlı bir bilgiye sahip değillerdir. Bunun yanında hayatlarını düşünerek geçirenler, o ülkeyi gezip görmüş, orada bizzat yaşamış olanlara benzerler; sadece bunlardır onların ne anlattıklarını gerçekten bilenler; ve bunlar oradaki şeylere dair kendi içinde tutarlı ve kapsamlı bir bilgiye sahiptirler, onların özüne vakıftırlar.

Eleştirel bir tarihçiye kıyasla görgü tanığı ne ise, sıradan kitap-filozofuna göre düşünür de odur; o doğrudan kendisine ait bilgiyi (şeylerin dolayımsız kavranışından hareketle) konuşur.

(bkz: Arthur Schopenhauer, Parerga und Paralipomena, XXII, Selbstdenken, çev. Ahmet Aydoğan)

KENDİ KENDİNE DÜŞÜNMESİNİ ÖĞRENMEK (6)

"Kendi kendine düşünmesini öğrenmiş bir insan, kendi kanaatlerini kendisi oluşturur, otoritelere, ancak daha sonra başvurur, başvururken de amacı sadece kendi görüşlerini teyit ettirmek ve böylelikle kendine olan inancını güçlendirmektir. Halbuki kitap-filozofu, yola bu otoriteleri koltuğunun altına almadan çıkmaz. Başka insanların kitaplarını okur, onların kanaatlerini toplar ve böylelikle kendisi için onlardan bütün bir sistem oluşturur. Böyle bir sistem mahiyetine ve teşekkülüne akıl sır erdiremediğimiz bir robota benzer. Buna karşılık kendi kendine düşünmesini öğrenmiş insan, tabiatın meydana getirdiği kanlı canlı insana benzer. Çünkü eser tıpkı bir insan gibi vücut bulur; düşünen kafa dışarıdan gebe kalır ve daha sonra onu rahminde taşır ve zamanı gelince doğurur.

Okumak, kişinin kendi kafası yerine başka birinin kafasıyla düşünmesidir. Fakat kişinin kendi kendine düşünmesi, tutarlı bir bütünü, bir sistemi geliştirmek için çabalamasıdır. Ve buna başka hiçbir şey sürekli okumak suretiyle, başkalarının düşüncelerinin cereyanını güçlendirmek kadar engellemez. Değişik değişik kafalardan çıkan bu düşünceler, farklı sistemlere ait olmaları, farklı renkler taşımaları nedeniyle, hiçbir zaman kendiliklerinden bir düşünce, bilgi, anlayış, yahut kanaat birliğine ulaşamazlar; tersine kafayı türlü karmaşalarla doldururlar.

Yabancı düşüncelerle tıka basa dolan kafa neticede vuzuh ve sarahatten, açık ve berrak bir anlayıştan yoksun kalır ve belki de bir adım sonra akıbeti çözülüp dağılmaktır. Eğitimli insanların çoğunda bu gözlemlenebilir bir durumdur ve bu onları sağduyu ,doğru yargı ve pratik incelik bakımından, tecrübe ve sohbetle ve az biraz okumanın yardımıyla, dışarıdan çok az bir bilgi edinmiş ve onu da her zaman kendi düşüncelerine boyun eğdirip onunla meczetmiş olan çoğu okumamış kimseye nazaran geri durumda bırakır."

(bkz: Arthur Schopenhauer, Parerga und Paralipomena, XXII, Selbstdenken, çev. Ahmet Aydoğan)