Bir görüşme esnasında faal bir şekilde yalan saptamaya çalışıyor­sanız bile, şüpheci değil, mümkün olduğunca nötr olmalısınız. Karşı­nızdaki kişiye şüpheli gözlerle bakmaya başladığınız anda, bu kişinin size karşı tutumunu etkilemiş olacağınızı hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. “Yalan söylüyorsun!” veya “Doğruları söylemediğini düşünüyorum,” gibi cümleler sarf ettiğiniz ya da paranoyak bir tavra büründüğünüz takdirde, kişinin davranışlarını da doğrudan etkilersiniz...İzlemeniz gereken en iyi yöntem, konu hakkında detaylar edinmenizi sağlayacak, “Anlamıyorum*’ ya da “Nasıl olduğunu bir daha anlatabilir misin?” gibi açılımlara gitmek olmalıdır...
Sayfa 268 - Joe NavarroKitabı okudu
Baudrillard'n ferasetli biçimde ifade ettiği gibi, "İletişim ağlarını belirleyen gelişigüzellik, yüzeysel bir doyumu, bitmek bilmez bir ayartıyı, ara boşluğa ait korunaklı alanların yok edilmesini içerir... ifade özgürlüğü olabilir ama ben eskisinden daha az özgürüm: alan öylesine doyuma ulaşmış, kendini duyurmak isteyen tüm seslerin kurduğu baskı o denli yoğun ki, artık ne istediğimi bilmekte zorlanıyorum" (s. 131-32). Baudrillard'a (ve başkalarına) göre özne artk paranoyak ya da melankolik değil tam anlamıyla şizofrendir. Ağın yarattığı büyülenme, "katışıksız. tesadüfe bağlı, ve sanrı yaratıcıdır." Böyle zevklerin esrik niteliği düşünülürse, özne "artk kendi varlğının sınırlarını üretemez kendini sahneleyemez ve bu sahnede oynayamaz, kendini bir ayna olarak üretemez. artık salt bir ekran, bütün etki ağlarının ana kumandasıdır.
Reklam
363 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
3 günde okudu
TALEBE-TARA WESTOVER,364 sayfa Yazar Tara Westover’in kendi hayatını anlattığı Talebe kitabı “sevdiklerimiz için kendimizden ne kadar ödün verebiliriz?Büyüyebilmek için onlara ne kadar ihanet edebiliriz? Sorularına cevap arıyor. Mormon bir aile içinde dünyaya gelen Tara’nın diğer kardeşleri gibi kendisinin de doğum belgesi yoktu çünkü hastane
Talebe
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20193,028 okunma
"Ölümden korkmayı bilmediğim küçük yaşlarda olmayı özledim. Ölmeyecek olmama rağmen paranoyak olduğum dünü özledim."
Sayfa 301Kitabı okudu
Paranoyaklar, devrilmekten çok korkan, bu yüzden de halklarını polisiye önlemlerle denetleyen, siyasal programlarına karşı çıktıklarından kuşku duyduğu herkesi hapishanelere yollayan, kendisine komplo kurdukları korkusuyla çevresindekileri ölüme gönderen ve sonunda insanlarda onu devirmek isteği uyandıran diktatörlere benzerler. Bu tür diktatörler gerçek bir komployu ortaya çıkarınca da, terör estirmekte kendilerini haklı bulurlar ve şiddeti artırırlar. Diktatör örneği rastgele seçilmemiştir: bunlar çoğunlukla, narsist özellikler gösteren paranoyak kişiliklerdir. Katılıkları, enerjileri, ne yapacağını şaşırmış ve korkmuş halkın gözünde, onları güven veren liderler konumuna yükseltir. Bu liderler, barışın ve mutluluğun sağlanması için, ortak yönleri bugünkü durumun sorumlusu olan düşmanları bulmak ve verecekleri zararları engellemek olan basit ve halkı coşturan çözümler önerirler. “Düşmanlar” politik eğilimlere ve dönemlere göre değişir.
Mind control, MK Ultra, Telegram - Komplo Söylemlerinin Yerelleşme Dinamikleri
"...Karl Popper (2015: 13-15) de komplo teorilerini her şeyin Tanrı’nın gölgesinde şekillendiğini belirten dini inançların bir veçhesi olarak görür. Tanrı’yı yerinden ettikten sonra oluşacak boşluğun nasıl doldurulacağını soran Popper, bu soruya 'şeytani gruplar ve çeşitli güçlü adamlar' şeklinde cevap verir. Şeytani gruplar ve
Reklam
Bir paranoyak tarafından yönetilen halklara ne kadar yazık!
"Belki bana da ilaç veriyorlar. Belki de yaşadığımı düşündüğüm bu hayat paranoyak bir kuruntudan ibarettir."
Sayfa 139 - Doğan Kitap Yayımları
"Arkadaşlarıma her zaman dediğim gibi, evet, ben biraz paranoyak olabilirdim, ama bu takip edilmediğim anlamına - hele Kars'ta - hiç gelmezdi!"
Sayfa 398Kitabı okudu
insanlık nihayet evrenin herkesin herkesi avladığı karanlık bir orman olduğunu anladığında, bir zamanlar kamp ateşinin başında birileri çağrısına cevap versin diye ağlayan çocuk ate­şi söndürdü ve karanlıkta titremeye başladı. Kıvılcımdan dahi korkar hale gelmişti.... ... .. Karanlık orman teorisinin insanlık medeniyeti üzerinde ciddi bir etkisi oldu. Kamp ateşinin külleri başında oturan o çocuk iyimserlikten, izole ve paranoyak bir hayata döndü ve evrende yapayalnız kaldı
Reklam
nevrozu üreten Oedipus değil, nevroz­dur; yani zaten itaat etmiş olan ve kendi itaat edişini iletmeye çalışan arzu'dur Oedipus'u üreten. Oedipus, nevrozun meta değeridir. Tersine, Oedipus'u büyütmek, şişirmek, abartmak, onu sapkın ya da paranoyak bir biçimde kullanmak; itaat etmekten çık­mak, başkaldırmak ve babanın omzu üzerinden, bu tarihte her zaman sorun olmuş olan şeyi görmek demektir.
Gözetlendiği hissinden kurtulmaya çalıştı ama başaramadı... Çevresindeki herkes gibi paranoyak olmaya başladığını düşünüyordu. Ama kendi kendisini telkin ederken, göz ucuyla çok ufak bir hareket yakaladı. Hareketi gördüğü yöne döndü ve tek bir saniyeliğine, giriş kapısındaki ufak gözlem penceresinden içeri bakmakta olan bir yüz gördü. Gözleri karşılaştı ve yüz yine aniden çekilip gözden kayboldu. Peter sıçrayıp kalktı.
Koridor Yayıncılık - 194 - PeterKitabı okuyor
Bakacak olursak, insanlık tarihini büyük ölçüde bir çılgınlık tarihi olarak tanımlamak mümkündür. Öyle ki, insanlık tarihi tek kişinin oluşturduğu bir klinik vaka olmuş olsaydı, ona konacak teşhis muhtemelen şöyle olurdu: Bilinçaltının dışavurumu olarak tanımlanabilecek kronik paranoyak sanrılar yaşayan ve patolojik düzeyde cinayet işleme ve "düşman" olarak algıladığı kişilere karşı aşırı şiddet ve zulüm eylemleri yapma eğilimi içinde olan biri... Kısacası, arada bir kısa süreli sağduyulu dönemler yaşayan, cezai ehliyeti olmayan bir deli!
Sayfa 21 - Diyojen YayıncılıkKitabı okuyor
Sonsuz yalnızlığı bulan adam
Yalnızlığı öylesine ölümcüldü ki, kapısının önünden geçerken ayaklarınızı azıcık sürtseniz, üstünüze çullanıp sizi içeri çekeler, bir yandan da yaltaklanarak girmeniz için üsteler, tavladığı, yattığı kızlarla kazıkladığı patronları anlattığı sonu gelmez paranoyak masallarını dinletirdi.
Korumaya geçmiş birini koruduğu konuda paranoyak hissettirebilmek, koruma kalkanında açılan ilk çatlak gibiydi.
Sayfa 356 - Fredrick , NumiKitabı okuyor
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.