partes

Ocak bir garip çekimlidir Ülkücüler üzerinde. Oranın havası bir başkadır. Çok Ülkücü bu sevdanın izinde teşkilatlara girip çıkarken yakalanmış, tutsak edilmişti. Uzak durmaya dayanamıyorlardı adeta. Oysa izlendiklerini, bütün Ocakların gözetimde olduğunu biliyorlardı. Ama ah o sıcak çekim... Kendilerini buldukları, sevgi ile bağlandıkları uzak duramadıkları Ocak...
Reklam
Ülkücüler kandaştır. Ülkücüler aynı ailenin bireyleridir. Ülkücüler birbirlerine kalkan etmişlerdir bedenlerini. "Kandaşıma değmesin de bana değsin kahpe kurşunlar!" deyip öne geçme yarışındadırlar. Ülkücüler arasında üstünlük yoktur. Üstünlük Yüce Allah'ın kitabında bildirdiği gibi takvadadır. Hizmet eden, daha fazla hizmet eden bir adım öne çıkar, o kadar. Ülkücüler Başbuğ Alparslan Türkeş'in yaktığı odun alazında, Türk milletinin geleceğinin teminatıdırlar. Başbuğ "Yolumuz Allah yoludur" buyurmuştur. Bütün diğer yollar batıldır. Ülkücüler birbirlerini ölümüne koruyup kollamakla mükelleftirler. Bozkurtların Kanunu'nun özü de budur.
"Bana ne?" anlayışını sırtlamışsanız, mesele yoktur. Mutlu olmak için bunu yeterli sayarsanız, sıkıntı çekmeden ama güdülerek geçireceğiniz bir hayat sizi beklemektedir. Belki de istediğiniz budur. Büyük çoğunluğun yönü bu olunca itirazsız bir topluma ulaşılır. Yönetenler için büyük bir nimet...
Türkiye içeride nasıl tedbir alırsa alsın, hududumuzun ötesini kontrol edemediği sürece terörü önleyemez. Ülkemizde bilinen çevreler bu özel şartların rolünü düşünmek yerine, her fırsatta Devlet'çe yürütülen politikaları, askeri operasyonları eleştiriyor, bunlarla sonuç alınamadığını öne sürerek meseleyi siyasal zemine taşıyacak yeni yöntemlere başvurulmasını öneriyorlar.
Unutmak, vefasızlık... İşte bizim millet olarak büyük kusurlarımızdan biriydi bu. Bu kusur yüzünden memleketin neler kaybettiğini, azim ve metanet sahibi olanların bile bundan dolayı cesaretlerini kaybederek ümitsizliğe düştüklerini acaba biliyor muyuz?
Reklam