Güçlü olmak için çaresizliği kabullenebilmek, üzülebilmek, ağlamak, yas tutabilmek, en azından bunları öğrenmeye ve bu duygularla yaşamaya çalışmak gerekir. Hayatta kimse bizi kırıp dökemezmiş gibi hissederken güçlü olamazsınız.
Sorunları çözmek yerine geleceğe "sandık" muamelesi yapmayı tercih ediyoruz. Sandığa koyup kaldırdığımız ne varsa günü gelince de gün yüzüne çıkıyor. Bazen sandığa koyup dolabın üstüne kaldırdığımız şeye sığmamaya başlıyor. İşte o zaman da psikolojik sorunlarına hoş geldin deme vakti geliyor.
Yetişkinlerde de tıpkı çocuklarda olduğu gibi kötü bir huyu değiştirmenin yolu iyiliği takdir etmek ile oluyor. "Bana neden güzel şeyler söylemiyorsun" yerine "geçen gün bana şöyle demiştin çok hoşuma gitmişti." deyin mesela.
İyiliğini taltif edin, kötülüğünü gündeme getirmeyin. Fakat bunu muhakkak samimiyet ile yapın, onu değiştirmek için değil. Değiştirmek için yola çıkan değiştiremez. Her şeyi ile kabul edip sevin. Benimseyen ve doğru davranan ancak değiştirebilir bir şeyleri.