Bazı şarkılarla uyurum ben; onları dinlerken dalmaya çalışırım uykuya. Bazı güzel sözlere dalar giderim ben; bir filmin, bir kitabın ortasında aniden vuruverirler beni; bir de bakarım ki kitapta birkaç satır daha okumuşum / hiç anlamamışım.
Sonra ben de yürüdüm; birinin arkasından mı, önünden mi, yanından mı; hatırlamıyorum. İnceydi, evet. Yoldu o. Ona yol diyenlere yakışır davranıyordu. Bazen road kıvamında, bazen line kibarlığında. Bazen gitmem gerekendi, bazen dönmem gereken. Ama hiç durmadım onun üzerinde. Duramadım. Çünkü her yolcu yoldayken, ip üzerindeki cambazdır aslında.