Dünyadaki her iş değersizdir ve her kim ki kendi arzusu, kendi ihtiyacı yerine başkalarının istekleri doğrultusunda para veya saygınlık için çalışıyorsa bir ahmaktır.
Yazıklar olsun o kişilere ki, bir kalp üzerinde kurdukları hakimiyeti ondan en basit mutluluklar çalmak için kullanırlar. Hiçbir hediye, dünyadaki hiçbir hoşluk insanın kendini mutlu ettiği bir anın yerini tutamaz. Kıskanç, sıkıntılı bir despotun bozduğu mutluluk.
Mesafe geleceğimiz gibidir. Ruhumuzun önünde koskocaman bir alacakaranlık vardır, hislerimiz görebildiklerimiz gibi bulanıktır ve özlem duyarız. Ve ah! Oraya varmak için acele ettiğimizde, orası artık burası olduğunda her şey önce nasılsa öyledir ve öylece zavallılığımız, kısıtlanmışlığımız içinde kalakalırız. Ruhumuz elimizden kayan ferahlığın hasretini çeker durur.
İnsanoğlu tek düze bir varlık. Çoğunluğu hayatı yaşamak için çabalamakla geçiriyor ve kendilerine kalan o azıcık özgürlük ise onları o kadar korkutuyor ki ondan kurtulmak için her yolu arıyorlar. Ah insan yazgısı!
Eşit olmadığımızı ve olamayacağımızı biliyorum; ama bence, saygınlık bulmak için, sözde ayaktakımından uzak durması gerektiğini düşünen kişi, yenilmekten korktuğu için düşmandan kaçan korkak kadar kusurludur.