Aslında anlatmaya çalıştığımız, bir şeyin ya da bir düşüncenin yanlışı, kötüyü, çok yüksek sesle bağırması ve hakikatin sesini sadece o an için bastırmasına rağmen hakikatin değişmeyeceği ve bir gün mutlaka ortaya çıkacağı gerçeğidir. Bu yüzden zalimler dünya dönmüyor dese de, bizim için dünya dönmeye devam edecek.
Demek ki sınır getirmek, illa da özgürlük ortadan kaldırmak anlamına gelmiyor. Tersine özgürlüğe istikamet kazandırmak, insanı kendi kendine ortadan kaldıran bir varlık olmaktan kurtarmak için belli ahlaki ve manevi kuralların mutlaka hayatımıza yön vermesi gerekiyor.
Aslında ne ilginçtir ki insanlar satın aldıkları ve sonunda sahip oldukları bu sistemlerle kendilerini diğerlerinden ayırdıklarını, daha özel olduklarını düşünüyorlar. Aslında herkes giderek birbirine benziyor.