Kendi iç şuurunu hissetmeye başladığı zaman. İç şuurumuzu genellikle hissetmeyiz. Hissettiğimiz şey el, bacak, kafa ve yürektir, yani bedendir. Kim olduğumuzu kendi içimizde hissetmeyiz. Farkındalığımız evde oturan üzerine değil, evin kendisine odaklıdır.
Acı, ıstırap ve keder varsa bir çağrı, bir dua vardır. Dünyada ıstırap olmazsa Tanrı bile tamamen göz ardı edilebilir. İnsanlar dua dahi etmeyebilirler çünkü biz sadece acı çekerken Tanrı' yı hatırlarız.
Algılarımız sebeplere ihtiyaç duyar. Yalnızca bir diken ayağına battığında ayağını hissedersin. Ayağına diken batmadığı sürece ondan habersiz olmayı sürdürürsün.
İnsan tamamlanmamış bir halde doğar. Diğer tüm hayvanlar tamlık içinde doğar. İnsan için durum böyle değildir, onun tam olması için yapması gereken bazı şeyler vardır. Bu tamamlanmamışlık durumu onun hastalığıdır.