gülseren

gülseren
@phiona
pervasız bir acemi soyu tükenen bir bilgeydi belki de
hayatın neresinden dönülse kârdır diyor nilgün marmara, odasının camından sessizce atlarken. hayat işte dönemediğin yollar kadar. sustuğun ve susmadığın, saklandığın ve saklanmadığın kadar. canım, nilgün de biliyordu bunu. iki adımlık yer kürenin üçüncü adımını atmak kolay mı sanıyorsun? ufacıksın sen. bu bayram saçlarını annene ördüremeyeceğin için ağladın az önce. bir iki ve üç. zaten hep üçüncü adım bozar. yürürken de, saç örerken de üçüncü adım tamamlar her şeyi. sende olan hakkım da üçtür diyor allah. ben her gün üçüncü iç çekişimde boğulurum. nilgün üçüncü adımda aşağıya atlar. ne farkı var canım. ölmekle bu üç adımın ne farkı var. çocukluğumun üçüncü evresi hangi yaşımdı. belki içimdeki çocuğun yaşadığı üçüncü bir çağ. belki sana bunları üçüncüye anlatıyorum. ama bil bunları. üçüncü adımın bir pervazdan aşağıya basmasın. sen beni uyarmadın, ikinci adımımda dur demeyi bilseydin. elimden tutsaydın. nilgün etmeseydin beni. ne olurdu sana bunları üçüncüye anlatmasaydım. (alıntı)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kimse hayatından memnun değil. Herkes derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor; daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o yeni hayatın ne olduğunun da farkında değil. Tarifi yok; dolayısıyla toplumun mitolojisi ve ideali de yok. Bu yüzden bir nehrin suları bizi önüne katmış götürüyor. İnsanlar akıntıdan kurtulmak için kıyıdan sarkan dallara tutunmaya çalışıyorlar.
"Aptallık bu memlekette o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer. Dünyanın en bulaşıcı hastalığıdır aptallık."

gülseren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·376 syf.·
5 günde okudu
·
2022 16. kitabı
Zülfü Livaneli
8.3/10 · 43,6bin okunma
Bütün sorun "kendi" kavramındaydı zaten. Ne demekti kendi? Kendisi, ben.