Ben kendi yaşamımda, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız, cesaret edemediğiniz ne varsa sonuna kadar gittim; siz ise korkaklığınıza mantık kılıfını uydurmaya çalışıp kendinizi kandırdınız. Bu durumda ben sizden daha canlıyım. Canlılık denen şeyin nasıl olduğunu, nerede bulunduğunu bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsalar, şaşkınlıktan artık hangi yola gideceğimizi, kimi destekleyip kimden sakınıncağımızı, kimi sevip kimi hor göreceğimizi bilemeyiz. Bize insan olmak, etiyle kemiğiyle canlı bir insan olmak bile zor geliyor. Yokmuşuz gibi davranmayı seviyoruz. Biz aslında ölü doğmuş insanlarız…
Zira bizler, gerçek hayatla bağını bir şekilde koparmış, yarım yamalak yaşayan insanlarız. Hatta öyle ki, gerçek hayatın adını duymak bile midemizi bulandırır, hatırlamaya tahammül bile edemeyiz.