Hacer Fatıma Dündar

Yaşamda aradıklarını bulamamış o küçük, değersiz insanlar felsefe de mi yapmasınlar?
Sayfa 67
Reklam
Aslında ölüm hepimiz için kaçınılmaz, doğal bir son olduğuna göre neden bununla savaşıp insanların ölmesini geciktiriyoruz? Bir tüccar bozuntusu ya da sıradan bir memur beş yıl, on yıl daha uzun yaşasa ne çıkardı? Tıbbın amacı hastanın acısını hafifletmekse şöyle bir soruyla karşı karşıya kalırız: Istırabı hafifletmekle elimize ne geçecek? Bir kere, acıların insanları olgunlaştırdığına inanılır. İkincisi, insanlar acılarını haplarla, damlalarla dindirme yolunu bulurlarsa o güne değin felaketlerden korunmak için sığındıkları, hatta mutluluk aradıkları dinsel inançlarını, felsefeyi bırakmazlar mı? Puşkin ölüm döşeğinde korkunç acılar çekmiş, zavallı ozan Heine birkaç yıl felçli yatmıştı. O halde, Andrey Yefimoviç denilen sıradan bir adam ya da Matriona Savişna adında bir kadın, burnu kanamadan yaşasa ne çıkardı? Varlıkları fazla bir değer taşımayan bu gibi insanlar ıstırap çekmeseler de amip gibi bir işe yaramadan yaşasalar daha mı iyiydi?
Sayfa 21
Gözüne uyku girmemesi vicdanının rahat olmadığını göstermez miydi?
Sayfa 14
Çünkü maddi ve manevi çürümüşlük, nasıl olsa, bir yerde yok edilirken başka bir yere sıçrardı.
Sayfa 20
Dünkü kuşkularım şimdi bile sürüp gittiğine göre bunda bir gerçek payı olmalı. Yoksa durup dururken aklıma böyle şeyler gelmezdi.
Sayfa 14
Reklam