pinarovic

Reklam
"Aslında her şey ne iyidir ne de kötü, sadece insanlar öyle ya da böyle olduğunu dii§ünürler" . Dünyanın karşısında ataraksiya (umursamazlık) ve afazi (söz yitimi -ya da başka bir deyişle, yalıtılmış bir içe dönüklük) tutumunu takınmaktan başka bir yol yoktur. Dünyada artık "hakikati teşhis etmek mümkün değildir", her şey birbirinin tersini gösterir, düşünceler arasında fark yoktur (iyi ve kötü birbirinin aynıdır; örneğin birinin iyi dediğini öteki kötü bulur); bu durumda "hakikati" bulmak olanaksızdır. Geriye sadece hiçbir şeyi tanımayan bilgisiz insan, dünyada itibar edecek, kabul edecek bir şey bulamayan insan kalır ve bu insan da, içinde hakikat bulunmayan bu dünyayı bir yana bırakır ve artık onu umursamaz.
Çocukların ilgi alanları tinsellik dışı konulara yöneliktir, düşünce ve fikirden yoksundur. Gençler, sadece tinsel konulara ilgi duyarlar, yetişkin insan ise, elle tutulur, bedensel, kişisel ve egoistçe konularla ilgilenir.
Akılcı, yani "entelektüel" insanlar için aile bir doğa gücü değildir; anne baba, kardeşler ve diğer aile üyelerinden bir kopuş kendini gösterir. Eğer bu kişiler entelektüel, akılcı güçler olarak "yeniden doğarlarsa", artık önceden oldukları şey değildirler kesinlikle.
İnsanın kendini ilk kez keşfetmesi, tanrısallığı, yani tekinsizliği, hayaleti, "üstün güçleri" ilk kez tanrılardan arındırması tin diye adlandırılır. Taptaze gençlik duygumuz, bu benlik duygumuz artık hiçbir şeyden etkilenmemize izin vermez. Bundan böyle dünya, gözümüzde tüm itibarını kaybetmiştir, çünkü Biz ondan üstünüz, Biz tinin ta kendisiyiz. İşte ancak o zaman, bugüne kadar dünyaya tin ile değil, sadece boş gözlerle baktığımızı anlarız.
Reklam