Pınar Akdeniz Abiş

İkindi güneşi yine vuruyor. Yarım yamalak toplanmış bir ev, yapabildiğim kadar yemek, tepemde gezinen çocuklar. Ve her saniye azalan ömrüm..
Reklam
Niye etki etmiyor hiçbir şey daha iyi anlıyor muyuz şimdi! Kendimize, eşimize, çocuğumuza, toplumumuza neden işlemiyor bunca nasihat? Çünkü midelerimiz Yahudi’nin necisleriyle dolu. Hücrelerimizin zikri bozulmuş, kanımızda kim bilir hangi hınzırın mukozasından üretilmiş hücreler var. Bu hallerden dolayı belki dünyanın gelmiş geçmiş en cahil toplumu haline geldik.
Bıktırdık çocuklarımızı, bıktırdık eşlerimizi! Biz efektlerle uğraşmadan, sağdan soldan çekim yapmadan, zorla gülümsetmeden, iki lokmayı yedirmiyoruz onlara. Oysa onlar sımsıcak börekleri anne tebessümüyle yemek istiyorlar. Resimler çekilene kadar her şey soğuyor, tıpkı kalpler gibi. Bazen modası geçecek eşyalar, 10 dakikaya temizlenecek parkeler için çocuğumuza travmalar yaşatıyor ve geri dönüşü olmayan yaralar açıyoruz.
Burası peygamberler ağlatan diyar! Burası bu kadar. Kendimize gelmeli, kendilerine getirmeliyiz. Kesinlikle ne için bu dünyaya geldiğimizi hatırlamalıyız. Vaktimizi ve ömrümüzü sıkı sıkıya tutunduğumuz davamız için harcamalıyız. Şu övünülen şeylerin saçmalığına bakar mısınız Allah aşkına.
Kütüphanesi olmayan bir evin parlak mobilyasıyla övünecek bir zihne sahip olduğu için onlara merhamet edip hidayet diliyorlar.
Reklam