Evladını yitiren O’na koşuyor; “Ey Efendim… Sen de kuzularını benim gibi yitirmişsin, ellerinle koymuşsun toprağa. Gözyaşların ile ‘bu dert dağlara yüklense idi unu ufak olurlardı’ diyeceğin kadar yanmışsın. Benim de yüreğim sızlıyor ama seninle birlikte evladıma kavuşacağım günün umuduyla teselli oluyorum Ya Resulallah”, diyerek evlat acısından tutunuyor Efendimiz(sav)a..
Ahh Efendimiz…
Yokluğunun hasreti sinemizi dağlamakta, sana hasret yaşayan kardeşlerin olarak bir saç teline bakıp avunmaktayız. Bizim de nasibimize ahirzamanda fıtrat mücadelesi vermek düştü.. Kardeşlerimizin birçoğuna sözlerimizi anlatamıyoruz. Savrulup giden bir ümmet olarak hadislerindeki beyanatlarına sarılmaktan gayrı çaremiz yoktur.
Ben her zaman derim ve fazlaca tepki alırım; 90 neslini kısır ettiler, 2000 neslini eşcinsel ediyorlar, 2010 neslini otizm, 2020 neslini şizofren edecekler.