mustafa demirbas

mustafa demirbas
insanlar da kitaplar gibidir. Kapağına bakıp aldanmayın. Gerçek değerini okumaya başlayınca anlarsınız.
Vodafone Bayi Sahibi
Lise
Trabzon
Giresun
220 okur puanı
Ocak 2015 tarihinde katıldı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayırlı Cumalar 🤲
1000Kitap
Emektar bir hamal, günün birinde yanına uzun boylu, iriyarı genç bir pehlivan alıp yola düşer. ikisininde yükü hayli ağırdır. Çuvallar, sepetler, hamaklar... Hepsininde içi tıka basa doludur. Birkaç saat sonra hamal, genç pehlivana dönerek "evlat" der. "mola vakti geldi. Oturup dinlenelim biraz." "ne molası yahu?" der pehlivan. "ben terlemedim bile daha..." "sen bilirsin" der hamal. Yükünü indirip bir ağacın altına oturur ve uyur. Pehlivan huzursuz tabii. Oturup dinlenmek yerine etrafı turlayıp durur hamal uyanıncaya kadar. Sonra kaldıkları yerden devam ederler yola. Yine birkaç saat yürüdükten sonra emektar hamal dinlenme zamanının geldiğini söyleyip mola verir. Pehlivan yine sinirli... Gücü kuvveti yerinde. Genç ve dayanıklı bir adam olduğundan hızının sürekli kesilmesinden hiç hoşlanmıyordur. İnadından dinlenmez yine. Etrafta gezinip hamalın uyanmasını bekler. Arkasından yükleriyle düşerler yola... Yol boyu defalarca mola verilir ama genç pehlivan hiç dinlenmez. Sonra akşamüzeri dizlerinin bağı birdenbire çözülüverir. Bacakları birbirine dolanınca yere kapaklanır genç pehlivan. Oracıkta derin bir uykuya dalar. Hatta belki de sızar. Kendine geldiğinde emektar hamali görür başucunda. Adam pehlivanın da yüklerini sırtına almış "kalk evlat" diyordur. "koluna gireyim de bana yaslan, biraz böyle yol alalım birlikte." Emektar hamal, genç pehlivana biraz da su içirdikten sonra omzuna yaslanarak yürümesine izin verir. "Bak oğlum" der. "Ben yılların hamalıyım. Senin gibi nice pehlivan yapılı adamlar gördüm ben... Çoğu dinlenmek istemediği için yükleriyle birlikte kendileri de toprağa serildiler. Zaman zaman yola saçılmış gördüğümüz şu kuru kemikler var ya, işte onlar anlattığım bu adamların kemikleri... Bizim işimiz yükü taşımaktır evlat, yükün altında ezilmek değil.
Sayfa 227·Kitabı okudu
1000Kitap

mustafa demirbas

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
Beğendi
·
45 günde okudu
·
2020 9. kitabı
Hakan Mengüç
8.6/10 · 7,5bin okunma
bir şair şöyle demiş: "Yaşlılık ne saçın ağarması Ne de belin bükülmesiymiş. İnsanın hayat gayesinin bitmesi umudunun tükenmesiymiş..."
Sayfa 222·Kitabı okudu
1000Kitap