korece pop çince rb ingilizce rock ispanyolca slow delisi olmak kafamdaki ünlemi gösterir mi ???
Efsane bir adamın efsane filmi karşınızda duruyor. ✌️ Geçtiğimiz nisan ayında bizimle buluştu. Pop'un Kralı'nı yeğeni canlandırıyor. İyi seyirler diliyorum. 🎸
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
sonu ters köşe // sürpriz sonlu değişik filmler `ölümcül oyunlar` (funny games, 1997/2007) bir aile tatil evine gelir ama kapılarını çalan iki gençle her şey tersine döner. seyirciyle dalga geçen, rahatsız edici ve ters köşe. `buried` – toprak altında (2010) bir adam tabutta uyanır. tüm film bu tabutta geçer ama finali nefes keser. `exam` – sınav (2009) bir şirkette işe girmek isteyen 8 kişi, çok ilginç bir sınava tabi tutulur. sonunda neyin sınavı olduğunu anladığında şaşırırsın. `the vanishing` (spoorloos, 1988 – hollanda) bir kadının gizemli şekilde kaybolmasıyla başlayan hikâye, finalde sert ve beklenmedik bir sona ulaşır. `the invitation `– davet (2015) bir adam eski karısının evindeki akşam yemeğine katılır. davet neden yapılmış? finalde her şey değişir. `perfect blue` (1997 – japonya, anime) bir pop yıldızı oyunculuğa geçerken gerçeklik ve kurgu birbirine karışır. psikolojik olarak beyin yakan bir film. `the autopsy of jane doe` – jane doe'nun otopsisi (2016) bir baba-oğul adli tıp uzmanı, genç bir kızın cesedini incelerken doğaüstü olaylarla karşılaşır. finali hem korkutur hem şaşırtır.
90'ların müziği: Eski şarkılardan neden vazgeçemiyoruz?
Türkiye’de 90’larda çıkış yapan sanatçıların konserlerinde hâlâ binlerce kişiyi biraraya getirmesi, 90’lar gecelerinde mekanların dolup taşması ya da bu şarkıların daha ilk saniyelerinden insanların hep bir ağızdan eşlik etmeye başlaması tesadüf değil. Tanıdık sesler, tanıdık ritimler, tanıdık sözler bir süreklilik duygusu yaratıyor. Kendimizi hikayemizin içinden düşmüş gibi hissettiğimiz anlarda, geçmiş bizi yeniden kendimize ilikliyor. 1986 doğumlu biri olarak 90’lar pop müziğine düşkünlüğüm sorgulanamaz. Her âşık olduğumda, her ayrılıkta, kalbim her kırıldığında, yaşadığım dönemle didişmeye başladığımda, anlaşılmadığımı hissettiğinde 90’ları açıp dinlemek çok iyi geliyor bana. Harun Kolçak’ın histerik şarkılarında kaybolmak; Levent Yüksel’in bence Türk pop tarihinin en müthiş albümlerinden biri olan Med Cezir’ini açıp açıp dinlemek; Emel Müftüoğlu’nun, Nazan Öncel'in çılgın şarkıları; sonra Yaşar, İzel-Çelik-Ercan Saatçi üçlüsü, Hakan Peker, Burak Kut, canımız Barış Manço, Sezen Aksu, Nilüfer, Tarkan ve daha sayamadığım onlarca sanatçı… "Beni bırakın, beni bırakın Beni bırakın bu caddelerde Beni bırakın, beni bırakın Yıkılan eski meyhanelerde" Bu müzikleri dinleyince epey regrese olduğumu da söylemeliyim. Bu sözcük “gerileme” anlamına gelse de son zamanlarda “regresyon” kelimesine başka gözle bakmaya başladım. Geçenlerde Margit Schreiner’ın Anneler. Babalar. Erkekler. Sınıf Savaşları kitabını okurken bu kelimenin psikolojiden önce jeolojiye ait bir anlam taşıdığını öğrendim: Denizin geri çekilmesi ve altında kalan anakaranın yeniden görünür hâle gelmesi. Psikolojide ise regresyon, gelişimsel ya da zihinsel olarak daha önceki bir evreye dönüş anlamına geliyor. Genellikle savunma mekanizması olarak ele alınıyor aslında. Ama jeolojik anlamı bana daha ilginç
Makale|Yazı
Amerika'yla el sıkış, tarafsız olun manşeti Var çetin bi' savaş burada, yeter ulan, bi' fark edin şu hali Darp edip gelen NATO'yla savaş laneti Korkma, elbet yıkılmı'cak müslümanın mabedi Orta Doğu'da vahşet, toprak altı toplu mezarlar Yapmadığınız şey kalmadı sussun diye ezanlar Ebu Cehil ordusunda nöbet tutan Sezar'lar Fizan'dan gelen bu ses diriltir atamı mezardan Neden savaş yanlısı hep tuttuğunuz taraflar? Playboy'a poz vermekse anladığınız sanattan "Barış Bildirgesi" dediğin olmamalı bi' paragraf Ki Pentagon'da verilmiyor özgürlüğüne anahtar İsrail'e saygı duruşu fikriniz de ortak akım Diliyorum ki bütün makam araçlarınız yolda kalır "Nedir sorun?" sorma, takıl; format atın, o noksan akıl Düzelemeyiz var oldukça siktiğimin pop sanatı.
Neverland Wendy Peter Pan
Yetişkin Peter Pan özgürlüğüne takık ve sorumluluk almaya alerjisi olan biridir.Bu bir pop psikoloji tabiridir.Bahsi gecen peter pan yetiskin görünümünde ama çocuk kalma arzusunda olan çelişkili bir karakterdir.Yakınlığı yutulma olarak algılama eğilimi vardır.Bu yüzden başlarda çok büyüleyici bir flörtözdür ama ona ihtiyaç duyulduğunda duygusal erişilmezliğiyle yüksek duvarlarını çoktan örmüş olur.Neverland’ini korumak ister ama dünyanın sert gerçeklerindende onu koruyacak bir Wendy’ e yani kurtarıcı bir kadına ihtiyaç duyar. Sevgili Wendy sen erken yaşta büyümek zorunda kalmış, sınır koymakta zorlanan, faydalı olmak için herşeyi feda etmeye hazır koca yürekli bir kadınsın.Peter Pan’in çocuksu kalabilmesi için onun adına kararlar verecek onu zamanla kontrol edecek ve domestikleşeceksin.Peter Pan ise senin tarafından yutulma deneyimine bir çeşit başlarda ‘bakılıyorum’ konforuyla önce müsade edecek ta ki bir gün ansızın firar edene kadar.O firar edecek çünkü ilişkiyle birlikte sorumlulukları artmış olacak.Seni bir romantik partner olarak değil de annesi gibi görmeye başlayacak.Ve senin onu ilk günlerde gördüğün, dahi tatlı çocuk olarak yeniden sevilebileceği yeni bir Neverland arayacak.Bu ebedi çocuğu sen Weny büyütemezsin. Onun büyümesi için Neverland in dışındaki iklimin rüzgarını nihayet teninde hissederse değişim başlar.Wendy ise Peter’a müdahale etmeyi bırakmalıdır.Elektrik faturasını yine ödemediğinden kesilecekse , uyanamadığından işten atılacaksa atılmasına, bu acıyı çekmesine izin vermelidir. Peter ı büyütmeye çalışmaktan vazgeçmelidir. (aysilsusuzlu)