Ecevit, Kemalizmin sınıfsız, kaynaşmış soyut halk anlayışının yerine halkı, sınıfsal karakteri, ortak çıkarları ve demokratik talepleri olan politik bir özne olarak tanımladı. “Halk”, daha çok fikri ve bedensel emeğiyle yaşamını kazanan ve devlet yönetimine yeterince ağırlığını koyamayan insanların toplamıydı. Halk, sadece mülkiyet veya üretim araçları sahipliğine göre sınıflandırılmıyor; küçük üreticiler, esnaf, sanatkâr ve orta halli çiftçiler de halk tanımına dahil ediliyordu. Ecevit, ezen/sömüren hegemonik güçlerin dışında yer alan toplumsal kategorileri, politik gücünün kaynağı olacak kesimler olarak kodlamıştı. Halk kesimlerinin kitlesel seferberliğiyle gerçekleştirilecek olan toplumsal değişim, Demokratik Sol’un halkçı bir düzen kurma hedefiydi. Bu halkçılık anlayışı ki popülizm olarak da okunabilir. Halk artık soyut, edilgen bir kitle olarak değil irade sahibi ve etkili bir güç olarak görülüyordu. Halkın değerlerine, ihtiyaçlarına ve isteklerine dolaysız bir yaklaşım sergilenerek parti ve halk arasındaki politik bağlantı doğrudan Ecevit’in kişiliği üzerinden kurulmaya çalışılıyordu. “Halkçı Ecevit”, Türk sağının 1950’lerde Adnan Menderes ile başlayan popülist liderlik anlayışını devralmıştı.
Alıntı
Ecevit’in Demokratik Sol kavramıyla formüle ettiği, Marksizme kapalı ve bize özgü popülist stratejisi başarısız olmuştur. Bu da bizi kaçınılmaz bir meseleyle yüz yüze bırakıyor: Popülizm, halktan onay almayı başardıkça demokratik momentlere zemin hazırlayabileceği gibi, başarısız hissettiğinde otoriterleşmeye de meyledilebilir. Halkçı Ecevit’ten Devletçi Ulusalcı Ecevit’e gerileyişi de bu yenilgi hissinde aramalıdır.
Alıntı
Sol popülizm, iktidar bloğunu üretim araçlarının sahipliği üzerinden, yani “sermaye sınıfı”na işaret ederek değil, “halk düşmanları”na, “imtiyazlılara”, “aracılara”, “faizcilere”, “komisyonculara”, “karaborsacılara” vs. işaret ederek tanımlar. Dolayısıyla sol popülizmde, ellerinde bulunan gücü toplumun/kamunun çıkarları doğrultusunda kullanan “iyi” kapitalistlerle bu gücü kendi kişisel çıkarları doğrultusunda kullanan “kötü” kapitalistler arasında bir ayrıma gidilir. Sol popülistler için, bir yanda “üretim” yapan “iyi” kapitalistler, diğer yanda ise komisyonculuktan, ranttan, faizden para kazanan “kötü” kapitalistler vardır. Bu nedenle de popülist bir siyasal ve iktisadi düzende “kötü” kapitalistler tasfiye edilirken, “iyi” kapitalistler üretim faaliyetinde bulunmaya devam edebileceklerdir.
Alıntı
2000’ler
Popülist liderler dışlanan kesimlere ekonomik refah vadettiler. Bilindiği üzere popülizm, "yozlaşmış, ablaksız, halktan kopuk, sırça köşklerinde oturan elitler" ile "dışlanmış hor görülmüş, aşağılanmış, temiz ve âri halk" antagonizmasına dayanır. Dolayısıyla bu kadar geniş bir kitlenin dışlandığı bir denklemde popülistler için "gariban halk" ve "onların hakkını yiyen elitler" ikiliğini ikna edici şekilde üretmek de iktidara gelebilecek oyu almak da son derece kolaylaşmıştı. 2000'ler boyunca popülist liderlerin ardı ardına farklı ülkelerde iktidara geldiğini görmemizin altında yatan neden de işte buydu.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Bir politik grubun veya bir toplum kesiminin kültürel anlamda iktidara gelmesi, söz konusu kesimin temsilcisi olan siyasi yapının çabalarıyla mümkün olabilir mi? Olur, tabii. Bakın, popülizm "halk"ın değerlerini, inançlarını, yargı ve ön yargılarını olduğu gibi, verili bir durum olarak kabul eder, belirli bir ideal, bir ülkü veya felsefe doğrultusunda değiştirmeye, iyileştirmeye yeltenmez. "Halk"ı rahatsız eden oluşumlara “halk”ın yadırgamayacağı popüler çözümler üretmekte yoğunlaşır. En azından yoğunlaştığı izlemini verir, “halk için, halkla omuz omuza çalıştığı algısını yaratmaya çalışır. Bu söylediklerimi becerebilen bir kadro kurabilirseniz, ne âlâ. Demokrasi, özgürlük, insan hakları kavramlarının "sübyancılık"ı dahi mazur gösterebilecek şekilde esnetilebildiklerini gözden kaçırmayın. Şöyle ki, 2018 itibarıyla dokuz AB ülkesinde kısaca "IPCE" olarak tanınan "Uluslararası Sübyancılık ve Çocuk Serbestleşmesi" ("International Pedophile and Child Emancipation") federasyonun şemsiyesi altında faaliyet gösteren pedofili destekçisi 34 sivil toplum kuruluşu var. Yeşiller destekli.
Sayfa 159·Kitabı okudu