Modern distopya ve bilimkurgu edebiyatının öncü dehalarından Jack London’ın kaleminden çıkan "Kızıl Veba", insanlığın kırılganlığını ve medeniyet dediğimiz o devasa yapının aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren sarsıcı bir post-apokaliptik uzun öyküdür. Roman, 2013 yılında aniden ortaya çıkan ve tüm dünyayı birkaç hafta içinde dizlerinin üzerine çökerterek milyarlarca insanı yok eden ölümcül bir salgını konu alır. Bu büyük yıkımdan tam altmış yıl sonra, vahşileşmiş ve kabile hayatına geri dönmüş yeni nesil gençlere eski dünyayı, teknolojiyi ve o ihtişamlı medeniyeti anlatmaya çalışan eski bir edebiyat profesörü olan yaşlı James Howard Smith'in gözünden anlatılır hikaye. London; paranın, sınıfsal ayrımların ve bilimin bir anda nasıl anlamını yitirdiğini işlerken, doğanın insan hırsı karşısındaki mutlak zaferini ve insanın en ilkel dürtülerine (vahşete ve hayatta kalma güdüsüne) ne denli hızlı dönebileceğini sarsıcı bir gerçekçilikle yüzümüze vurur.