Hatice

"Bir ruh sağlığı çalışanı olarak mutluluğun fetiş bir kavram haline getirilmesi, özellikle son yıllarda artan bu mutluluk düşkünlüğü fazlasıyla ilgimi çekiyor. Tabii ki herkes mutlu olmak ister. Ama yaşam amacımız sadece mutlu olmak mı? Aslına bakarsanız sanıldığının aksine terapi süreçleri de böyle bir amaca hizmet etmez. Mutlu bir insan olmanın yollarını arıyorsanız bunun adresi psikoterapi koltuğu olmasa gerek. Ben psikoterapi sürecini , hep ruhsal bir gardırop düzenlemeye benzetirim. Kişinin gardırobu bazen öyle bir dağılmıştır ki, giysilerin yarısı çekmecelerde, yarısı askılarda, yarısı ortalık yere saçılmıştır. Kirli giysilerle temizler karışmıştır. Çorap kutusunda gömlekleri vardır, gömlek askısında çorapları, iç çamaşırları yünlü kazakların içine girivermiştir. Kişi psikoterapi sürecine girince çekmecelerde, askılarda kalan diğer giysileri de dağıtır odaya. Daha sonra terapistinin eşliğinde her bir giysisine tek tek dokunur, inceler. İşe yaramayanlarla vedalaşıp onları çöpe atar, başkasına verilecekleri verir. Temiz olmayanları bulup kirli sepetine koyar, ütüsüzleri çıkarıp eğer isterse ütüler. Tüm giysilerini ait olduğunu düşündüğü yerlere koyar. Varlığından bile haberdar olmadığı giysileriyle karşılaşır. Var olan ama hiç kullanmadığı kıyafetlerini fark eder. Zamanında zorla aldırılan giysilerini görür. Yırtıklarını fark eder. Dikmek istediklerini diker, yama istediklerini yamalar. Hangilerinden kurtulmak istediğini, hangilerini tekrardan gardırobuna koyacağına, hangilerini yıkaması gerektiğini yavaş yavaş, kendisi karar verir. Ve kişi tüm bu düzenleme evrelerinden bambaşka şeyler öğrenir, bambaşka şeyler katar kendisine. Amaç gardırobu toplamak değil, gardırobu kişinin istediği gibi yeniden düzenlemesine yardımcı olmaktır. Bunu yaparken herhangi bir duygu
Reklam

Hatice

, 2024 okuma hedefini güncelledi.
Bu sene o sene olacak
2024 OKUMA HEDEFİ
15/60 kitap - %25 tamamlandı
15 kitap okudu
60 kitap
2.905 sayfa
0 inceleme
12 alıntı
"Hayatımın akışını düşündüğümde aldatılmış ve tuzağa düşürülmüş gibi hissediyorum, sanki biri bana ilahi bir şaka yapmış, sanki hayatımı yanlış bir melodiyle dans ederek geçirmişim gibi."
Sayfa 258
"Evlilik hapishane değil, daha yüksek bir şeyin tohumlarının ekildiği bir bahçe olmalı."
Sayfa 343
"Gerçek bir psikolog bir ressam gibi paletini sevmeli."
Reklam