Aybukemel.

Aybukemel.
@prmekubya
Özgür dünyam, gömüldüğü düşünce mezarlığımda gizli...
Daha kaç kere kıracaktı kalbimi?
Hayatım boyunca inandığım, sığındığım tek şey ona saçma geliyordu. O karşı hissettiğim bu derin sevgi, bu inanç... onun için saçmaydı. Man-tigana oturtamıyordu ama hatayı burada mantık aramakta yapıyordu. Bu konuşmayı kaç kere daha yaşayacaktık? -Meltem T. A.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yara ve Acı...
Bundan daha kötü günler yaşadığını ve o günlerde yalnız olduğunu düşünmek içimi parçalıyordu. Bundan daha kötü yaralandığını ve yaralarını kendi başına sarmak zorunda kaldığını düşünmek... -Meltem T. A.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Alıntı
Ufak tefek darbelerle gittikçe daha çok kanardı.
Zor şeylerin üstesinden geldiğini sanırdı, aldığı kalıcı yaraların farkında olmazdı, İzi kapatılamayacak yaralar olduğu gibi durmazdı da. Açılırdı. Ve sonra bir gün, hiç beklenmeyecek bir anda son vurucu darbeyi alırdı. Darbenin şiddeti önemli olmazdı böyle durumlarda, nereden geldiği de... Bir anda enkaza dönmüş bir ruhtan geriye kalanları toparlamaya çalışırken bulurdu insan kendini. -Meltem T. A.
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Alıntı

Aybukemel.

, bir kitabı okumaya başladı
Ayça T. K.
7.9/10 · 501 okunma
Kutlu Olsun I
7/10
·432 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
" Yetmeyecek. Ben artık bana sunulan kırıntılarla yetinmek istemiyorum, Rüzgar. Bu, en çok da senin için geçerli. Ya hep, ya hiç. -Meltem T. A. " İlk konuşmalarında bir sürü günlerini kutlayarak hep bir konu açtı Meltem. Sevdiğini söylemesine rağmen Rüzgar hep dedi ki, Sen eski hislerimizi seviyorsun. Ancak Meltemin söylediği tam tersi oldu... Görelim ama ben sana hep seni seviyorum dedim... Bir telefon araması size geçmişinizi verebilir miydi? Rüzgar ve Meltem için tam da böyle olmuştu. Yaptıkları daha doğrusu Meltem'in Rüzgar'ı araması ve konuşmaları onlara geçmişlerini verdi. Telefonda yaşanan bir olaydan sonra 1 aylık gibi zaman atlaması oluyor. Sonrasında Rüzgar geliyor ve bam! Rüzgar ve Meltem bir anda kendilerini güzel bir maceranın içinde buluyorlar. Yazım dili bazı yerlerde komik olsa da içinde biraz dram barındırıyor. Geçmişten gelen misafir ya kalıcı olacak ya da bizim hayatımızda temelli bir ev sahibi olacak. Rüzgar ve Meltem işte... Tam bizimkilerin hikayesi ya bu cümle. Buraya çok şey yazarım ancak yazacağım bir cümle bile spoiler olarak değerlendirilebilir. Süslü kelimeleri pek sevmem ancak yapılması gerektiği düşüncesini de haklı buluyorum. Bu yüzden biz yorum yapıp sonrasında direkt alıntılara geçelim. Yazım dili basit gibi görünse de altında anlam barındıran birçok kelime var. Bunları anlamamız gerekiyor ki devamında gelen cümleler bize anlamsız gelmesin. Bunun için bir yeri iki kere falan okumuş olabilirim. Yetimhanelerin kötülenmesi değil de belki de yazarımız, yaşanılanlara şahit olmuştur falan. O kadar kötüleme yoktu ama bir yandan da şöyle düşünürsek, bu okuduğumuz bir kitap. O ise, yaşanılan bir hayat. Daha fazla sözü uzatmayacağım... Finalde öyle şeyler oluyor ki ben hiç duraksamadan Kutlu olsun I'nin satırlarında kendimi buluyorum.
Kutlu OlsunAyça T. K. · Pukka Yayınları · 0820 okunma