Melekubya

Melekubya
@prmekubya
Özgür dünyam, gömüldüğü düşünce mezarlığımda gizli...
Tok Tiker II
7/10
·384 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 12:25
" Bizler hayatın renkli fırça darbeleriydik, böyle köşede kalmış, köhne ve kokuşmuş tonlarla pek işimiz olmazdı. -Zeliş Sönmez " Belki de bizim renkli dünyamız diğer insanlar için çok karmaşıktı. Ama bizimdi, onların değil. Onlara farklı gelen bizimdi... Zeliş'in ilk kitapta yaşadığı olay karmaşası 2.kitapta da devam etti ve hiç beklemediği bir yerden devam etti. Bitti sandıkları bir olay tekrardan başladı, dallandığı budaklandı ve hepsinin başına bir çorap ördü. Tabii ki bunların yanında güzel anıları da oldu. Güzel satırların arasında kaybolundu ama olay daha çok Zeliş ve Aytuğ'un geçmişi üzerinden gelen ve ortak bir paydada buluşan sorunlardan ya da olaylardan devam ettiği için kitap biraz daha onun üstündeydi. Arkadaşlık, sevgi bağ, aile bağı, kardeşlik, olaylar entrikalar falan tabii ki de vardı ama dediğim gibi olay ve entrika'nın yanı sıra arkadaşlık da çok revaçtaydı. Yani daha çok şöyle söyleyebilirim arkadaşlık olaylar daha çok ön plandaydı. Tabii ki kitabın sonlarına doğru mutlu olunan yerler oldu alnından yerler oldu ama her böyle mutlu olunan kitaplarda olduğu gibi gidişat tamamiyle bir anda değişebiliyor. Bu kitapta da bir anda da öyle oldu. Kitabın yazım tarzı olsun, kullanılan kelimeler olsun, işlenilen konular olsun yazsrımızın bilgilerine bağlı olarak biraz daha üst seviyedeydi. Kitap biraz daha komedi tarzına kaçtığı için bence çok iyi bir şey. Kitapta çoğunlukta komedi tarzı olaylar oluşturulmuş. Günümüzde Ti.Tok denilen bir mecrada işini ilerletmeye çalışan ve bir anda ünlülerden Zeliş, Aytuğ'un sevenleri tarafından biraz da dışlandı diyebiliriz. Tabii ki onlar yaşamıyorlar ilişkiyi, fanları yaşamıyor yani. Aytuğ ve Zeliş ilişkilerini yaşadığı için her ne kadar dışarının eleştirilerinden etkilenseler de birbirlerine sevgileri hiçbir
Toktiker 2Kader Arvas · Ephesus Yayınları · 202532 okunma
Reklam
Tok Tiker I
6/10
·416 syf.··
2026 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 12:46
**" Yüzleştiğimde gerçeklerimle, anlamıştım hayat değildi toz-pembe; hayat her renkten bir parçayla bilinmeyen bir bilmece. -Zeliş Sönmez " ** Toktiker Macerasına girmiş bulunmaktayız. Evet olur arkadaşlarım, Zeliş'in annesi Hatice Bacı'nın deyimiyle Toktik bu kitabınızın teması. Zeliş'in bir gün Toktik'e video atmasıyla başlayan serüveni mız bütün hızıyla devam etti. Aytuğ Ulusoy, kızların favorisi halinde olan bir karakterimiz ve Zeliş'in de radarına girmiş bulunmakta. Zeliş'in Toktik'e adım atmak istemesi, biraz da Aytuğ temelli olabilir diyebilirim. Zeliş Sönmez, babasının deyimiyle 'Babasının Tulumbası '... Evinde 3 kardeş içinde en deli dolusu, arkadaş grubunun şenliği... Kendi içinde bir şeyleri halletmeye çalışsa da her insan da olduğu gibi onun da yapamadığı noktalar oldu. Toktik macerası Zeliş'e düşman kazandırsığı gibi yeni dostluklar da kazandırdı. Grup Trol, başta Aytuğ olmak üzere diğer grup üyeleri sanki Zeliş ve arkadaşlarını uzun yıllardır tanıyorlarmış gibi kaynaştılar. Düşman, her yerde düşmandır ama bazen düşmanların da kalitelisi olmalı demiş tanıdığım ancak hatırlayamadığım bir yazar. Beklemediği yerden bir düşman kazanan Zeliş'in her şey üst üste gelmesiyle daealdığı bir noktada arkadaşları ve beklemediği bir insan ona çok yardım etti. Kitapta arkadaşlıktan tutun da, aklınıza gelebilecek düşmanlık, kıskançlık, entrika, oyunlar falan bütün her konuyu bulabilirsiniz. Kendinizi hiç olmadığınız bir yerde bulabileceğiniz gibi ' Aaa, burda mı oldu bu? ' derken de bulabilirsiniz. Benim bu, kitabı biraz uzun sürede okumamın sebebi, işlerimin yoğun derecede olması oldu. Vakit atıramadım da diyebilirim. Ancak bulduğum veya ayarlamaya çalıştığım boş zamanlarımda okumaya çalıştım. Şöyle bir şey var ki; ben büyük ihtimalle RS'a girmiştim ve
ToktikerKader Arvas · Ephesus Yayınları · 2025117 okunma
Black Out I
6/10
·360 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 22:33
" Sanat eseri gibisin. Sana her baktığımda başka bir güzel yanını görüyorum. Bir eşin ve benzerin yok. -Tuğrul Tevfik T. " Her karşılaşma tesadüfi zamanlarda ve kişilerde çok farklı şekillerde gerçekleşebilir. Bunun kurgusal anlamda örneklerinden birisi de;Black Out kitabıdır. Kitapta Ceyhan Hasipek ve Tuğrul Tevfik Türkdoğan'ın karşılaşmadı ve akabinde gelişen olaylar da bu düşüncemi kanıtlar biçimde. Ceyhan'ın öğretim görevlisi olabilmesi için bir tez/proje gibi bir görev tamamlaması gerekiyor. Bunun için de abisi Gürhan Binbaşı''dan fikir alıyor. Gürhan'ın önerdiği kişi de; Tuğrul Tevfik Türkdoğan oluyor. Ancak Gürhanın bilmediği bir şey var. Ceyhan ve Tuğrul önceden tanışıyorlar. Ve olaylar tam da burada sarpa sarıyor. Ne kadar birbirlerinden uzak durmak isteseler de olaylar onların uzak durmasına izin vermiyor. Ceyhan bir gün öyle çok korktuğu bir kâbus görüyor ki, sanki gerçek olmuş gibi içine kor ateş düşüyor. Tuğrul'u aradığında ise, Tuğrul'un Ankara'da olduğunu öğreniyor ve... Buradan sonrasına devam etmek istemiyorum çünkü sizin okuyup görmenizi ve duygularınızın nasıl her sayfada bir değiştiğini göz önünde hayal etmek isterim. Okumamın uzun sürdüğü kitaplardan birisi diyebilirim. Normalde ben 400-500 sayfalık kitapları 2 gün ya da 4 günde bitiren bir kişiliğe sahibim ancak bu sefer nedenini anlayamadığım bir şekilde uzun sürdü bitirmem. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni RS'ye adım atmış olabilmem olabilir. Bir de hastalık süreci derken iyice bunalmaya başladım. Ama okuyacağım kitaplar umarım bu durumdan beni uzaklaştırır. Ben daha fazla sizlere spoiler vermeden ikinci kitabımıza geçiyorum. Sizleri de kitaplarımızın satırlarına beklerim. Buraya daha çok şey yazmak isterim ancak kitapları okumanızı ve sonunu kendi duygularınızla görmenizi isterim.
Black OutElif Kaplan · Pukka Yayınları · 2024351 okunma
Mıh III - Sağır Yürek
8/10
·528 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 00:00
" Benim güzel karım! Sensiz yaşamak neydi, unuttum. Öldüm bir tanem, bu sefer de hasretinden öldüm. -Siraç Vuslat " Çok acaip derecede akıllıca şekillendirilmiş bir olay örgüsüne mevcut olan 3.kitap gerçekten de sınırları zorlayacak tarzda düşünülmüş. Birbirinden bağımsız gelişen olaylar ama yine o kadar da birbirine bağlı olacak şekilde ilerliyor. Bütün sırlar olmasa da saklanan sırların, yıllardır devam eden gizemleri biraz olsun gün yüzüne çıkıyor. Gün Işığı’nın gelmesi sayesinde Siraç’ın hayatı aydınlanıyor. Söz verilen şey, bir hayat olsa bile adaletsizliğe gelemeyerek göz yummayan birisi olursan mutlaka söz verdiğin şeyden dönersin. Haksız olup yine de söz versen bile haksızlık varsa, o yer mutlaka bozulurdu. Siraç’ta da böyle oldu. Alter’i ile birlikte düşündüğü şey gerçekten de haksızlığa göz yummamak ve hak edilenin verilmesi gerektiğiydi. Küçük bir ayrıntı olsa bile Elif, kendine Siraç’ın hayatında nasıl bir yer edindiyse rehberinde Edelweiss adıyla anılıyor. Edelweiss; Siraç’ın kitapta söz ettiği üzere, Alp Dağlarında yetişen en değerli dağ çiçeği. Sonsuz aşkın bu çiçekle vücut bulduğuna inanılan bir çiçektir ve Elif, onun için sonsuz aşk demekti. Hayatındaki en önemli kararını ve sevincini, bir mezara verdi Siraç. Korkut’un mezarı, ona hem baba oldu hem de abi. Hayatında bu iki figürde olmadan onu iki karakterinde yerine koymuştu. Ölmüş olsa bile hayatında hep devam edecekti bu koskoca adamın yeri ve hiçbir zaman da kapanmayacaktı. Karga, her zaman Siraç’ın etrafında düşman görünümünde dolanırdı ama arka planda olay bambaşkaydı. Karga, onu gölgesi gibi takip ederken dışarı gözlere gözdağı veriyor ama el altından da Siraç’ı koruyordu. Devamı olacak mı bilmiyorum ama son kitap gerçekten ucu açık bırakılmış. Devam etmesi gereken konular var. Sır
Mıh 3Mehsa · Ephesus Yayınları · 2025149 okunma
Mıh II - Dilsiz Yankı
8/10
·560 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:00
**'' Sen de bendeki bütün sınırları yıktın. Silahlarımı tükettin. Ben bir tek sana mağlup oldum. -Siraç Vuslat ''** Geçmişin ayak izleri her daim bir adım önden takip ederdi kancasını geçirdiği ruhları... Siraç ve Elif çifti de bunlardan birisiydi. Geçmişleri yaralarla dolu olan, birinin vücudu ruhsal anlamda derinden yaralı, diğerinin vücudu hem fiziksel hem ruhsal anlamda çokça yara almış ve artık hissizleşmiştir. Onlar aslınsa iki yaralı çocuk ruhlardı... Geçmişten gelen bir düşman mıydı yoksa bir dayanak mıydı, onu zaman anlatacaktı bu yaralı ruhlara. Yaralı ruhlar her zaman birbirini tanırdı ve yanan gönüller her zaman birbirini bulurdu. Baba, her zaman dayanak olur, dağ olur yıkılmaz. Elif'in babası Korkut da tıpkı böyleydi. Bu yalan yerden göçüp gitse de her daim onlara dayanak olmaya devam etti ve mirasını bıraktı. Siraç ne kadar yaralı bir çocuk olsa da, kendini çocukluğunda güçsüz sanması sebebiyle yetişkin bir birey olduğunda elinin kolunun uzandığı her kötülüğü kesmek istedi. Başardı da… Umut, Nergis, Ali, ve daha nice çocuk… Hepsi Vuslat’ın, Azrail’in himayesi altına sığındı. Kendinden başka biriymiş gibi bahsetmesinin sebebi de vardı üstelik. Bunu derinlemesine bu kitapta öğrendik. Siraç’ın geçmişinin kapıları az da olsa araladık. Elif, tüm masumluğu ve yardıma ihtiyacı olan herkese yeten sevgisiyle eşine de ışık oldu. Boşuna ona Işık Elif Vuslat demediler… Geçmişteki en büyük acısı yetişkinlikte de derinden yaralar onu. Siraç’ın da yaşadığı olay bu. Çocukluğunda aldığı derin izler ruhundan bir türlü temizlenemediğini hissettiğinden dolayı kendisini her şeyden mahrum bırakmış ve sevgiye aç bir ruh. Ta ki Elif’i, güzel karısı gelene kadar… Bütün kritik süreçlerde kendilerinin lehine çevirmeyi başaran Siraç Vuslat, her zaman keskin zekasıyla
Mıh 2Mehsa · Ephesus Yayınları · 2025238 okunma
Reklam