Gel gör ki, onu bıraktığımda o kadar büyük bir kedere kapılmıştı ki, ayrılmamızla ilgili yakınmaları zaman zaman çılgınca boyutlara varmıştı; bana gelince, bana olan bağlılığı yüreğimi rahatlattığı kadar içimi de daraltmıştı. Yine de her nasılsa büyük bir huzur vermişti bana. Bana yalnızca çocuksu bir sevgiyle bağlandığını sanmıştım. Onu terk etmekle yüreğinde ne kadar derin bir yara açtığımı açık seçik kavradığımda artık çok geçti. Onun benim için ne kadar değerli olduğunu açık seçik anladığımda da artık çok geçti.
Geleceğe varabilmek için onca yıl nasıl çalışıp çabaladığımı düşündüm, oysa şimdi kafamı gelecekten kaçıp kurtulmaya takmıştım. Bir insanın kurup kurabileceği en çapraşık, en umarsız tuzağı kurmuştum kendime. Kendi elimle içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştum kendimi. Bir kahkaha attım.