Bütün yorgunluğu bir anda başının içine dolup uğuldamaya başladı. Öyle ki aklına üşüşen düşünceden kurtulmak için kafasını ellerinin arasına alıp saçlarını çekiştirdi. Fakat düşünce aynı yerde duruyor, hiçbir yere gitmiyordu: Kocamandı, sendelemiyordu ve kafasının içinde gümbürdeyip duruyordu.
Fakat güneş onları ve göğüslerinde dürülü o korkuları öldürebilir miydi? Düşünceler bir kafadan ötekine akıyor, sonra tek bir düşünceye dönüşerek tek bir yürek gibi çarpıyordu.