Elimden gelse hiç konuşmazdım' der Konfüçyüs. 'İyi ama o zaman nasıl anlatacağız insanlara?' diye endişe eder öğrencileri. 'Göğün kendisi konuşuyor mu ?' diye devam eder Üstat. 'Ama dört mevsim pekala birbirini izliyor ve bütün varolanlar çoğalıyor.'
Göğün ve aşkın konuşmaya ihtiyacı yok.
Halden bilene ihtiyacı var. Hali okuyabilene. Halden anlayabilene...
Aşk için biriktirdiğim bozuklukları sende bütünlettim,
Ne elimin kiri,ne de alın teriydi.
Üç kuruşluk tebessüme,bin yıllık gözyaşımı takas ettin.
Fikrimce faizsiz olmalıydı aşk;
Ama sen ticaret zannettin...
'incir çekirdeğini doldurmayacak kadar' diye niye küçümserler ki;
kalp pek mi büyük incirden?
bakın bakalım insan neler çekiyor,
incir çekirdeği kadar kalbe düşenden !