kadir

kadir
@protosanat
Barcelona'nın Raval semtinde yayınlanan bir gazetedeki imzasız yazıda şöyle diyordu: " Tanrın Yahudi, müziğin Siyahi, araban Japon, pizzan İtalyan, gazın Cezayirli, kahven Brezilyalı, demokrasin Yunan, rakamların Arap, harflerin Latin. Ben senin komşunum. Sen bana yabancı mı diyorsun?"
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında birçok Montevideolu pazar günlerini en gözde gezilerine, yani hapishane ya da tımarhane ziyaretlerine ayırmaktaydı. Mahkumları ve delileri seyreden ziyaretçiler kendilerini çok özgür ve çok akıllı hissediyorlardı.
Britanyalı fatihlerin gözleri şaşkınlıkla yuvalarından fırladı. Onlar, kadınların kocalarının malı olup, İncil'in emrettiği gibi, onlara itaat etmek zorunda olduğu, uygar bir ulustan geliyorlardı, ama Amerika' da bunun tam tersi bir dünya buldular. İrokua yerlileri ve diğer yerli kabileler insanda ahlaksızlık şüphesi uyandırıyorlardı. Kocaların kendilerine ait kadınları cezalandırma hakkı dahi yoktu. Kadınların ise kendi fikirleri, kendi mallan, topluluk kararlarında oy kullanma ve boşanma hakları vardı. İstilacı beyazlar artık huzur içinde uyuyamıyorlardı: Pagan vahşilerin gelenekleri onların kadınlarına da bulaşabilirdi.
Gündüzleri onlara güneş kılavuzluk eder. Geceleriyse yıldızlar. Yol parası ödemez ve gümrük ya da göçmenlik bürosu formları doldurmadan, pasaportsuz seyahat ederler. Üzerinde mahpusların yaşadığı bu dünyanın yegane özgürleri olan kuşlar, yakıta ihtiyaç duymadan, bir kutuptan diğer kutba, seçtikleri güzergahta, istedikleri saatte ve kendilerini gökyüzünün sahibi sanan hükümetlerden izin istemeden uçarlar.

kadir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·206 syf.·
2019 30. kitabı
Aydın Boysan
6.3/10 · 14 okunma