Vapur düdükleri kulaklarımı oyuyor, otelin kirli camlarından içeriye sabah güneşi doluyor. Kalkıp su içen minareleri görmeye gidiyorum ama o sabah denize doğru eğilmiyorlar, gökyüzüne yazı yazmaya hazırlanan uçları iyice sivriltilmiş kurşunkalemler gibi dimdik ayakta duruyorlar. Demek ki bu sabah susamamışlar diye düşünüyorum.
Birine aşık olmak, gözü bağlı olarak, bir uçurumun kıyısında yürümek demektir. Başına neler geleceğini hiçbir zaman bilemezsin. Sonu ölüm de olabilir, cinayet de, intihar da.
İşte anahtar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olamazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.