Serin ama güzel bir pazar günü Ankara'da nasıl hüsranla sonuçlanır.
Her şeyi göze alıp bu trafikte Kuğulu Paraka gitmişsinizdir.
Önce park girişinde dilenciler etrafınızı saramıştır. Parka girince her bir metrekarede fotograf çektirme merakında ergenler yüzünden park içinde yürüyememişsinizdir.
Tam boş bir bank bulup oturunca tam sekiz defa elinde termosuyla gelen çaycıya nazik bir şekilde hayır demişsinizdir. Yanınıza oturan yaşlı amca size köpek gezdirenler üzerinden konferans vermiştir. Tam o sırada yem alıp kuşlara, kuğulara atmak gelmiştir içinizden bütün yeminiz yere dökülmüştür. Soğuk sandviç alıp seymenlere gitmek istemişsinizdir fakat seymenler köpek gezdiren ve ellerinde poşet köpegin kıçını toplayan insanlarla doludur. Dönmeye karar verirsiniz otobüste yaşlı teyzeler ayakta iken çocuklarını oturtan ve çocuklara özgüven aşılayım derken terbiyesizliği öğreten ebeveynlerle doludur. Tam mahalleye gelmişsinizdir kuryelerin kavgası. Eve girip annenle bir çay içmek istersiniz fakat sular kesik....
Umarım bundan sonra güzel geçer.