Tastamam 40 sene geçirmişti bu dünyada. Hayatını boşa harcamış olmaktan korktu. Verecek sonsuz sevgisi olduğu halde ondan sevgi talep eden kimse yoktu.
Boşluğa gebeydi sanki. Her geçen dakika, her yeni saat biraz daha büyüyordu içindeki boşluk. Bir gün doğuracaktı muhakkak, yüzleşmek zorunda kalacaktı duygularıyla. İşte o an ne yapacağını bilmiyordu.
Bize şah damarınızdan daha yakınız demiyor mu? Allah gökte fersah fersah ötelerde bir tahta oturmuyor ki. Her an her yerde ve hepimizin içinde o yüzden asla terketmez bizleri.