Dünyada insana en ağır gelen his yas değil, çaresizlikti.
Sayfa 48 - Yuzu Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap
bir takım zırvalar
Merhaba bu benim ilk postum. Hatta bu benim galiba internet üzerinden paylaştığım ilk yazım. Bir takım düşüncelerle boğuşuyorum buraya yazarken, bunu yapmamın bana hiçbir katkısı olmayacağı, kimsenin
Duygu ve Düşünce
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) kabristana geldi ve şöyle buyurdu: – "Selâm size ey müminler diyarı! İNŞAALLAH biz de yakında size katılacağız. Kardeşlerimizi görmeyi çok isterdim (onları özledim)!" Yanındakiler sordular: – "Biz senin kardeşlerin değil miyiz ey ALLAH'IN Resûlü?"Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu: – "Sizler benim ashabımsınız (arkadaşlarımsınız); kardeşlerimiz ise henüz gelmemiş olanlardır." Tekrar sordular: – "Ümmetinden henüz gelmeyenleri (kıyamet günü) nasıl tanıyacaksın ey ALLAH'IN Resûlü?" Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sordu: – "Bir adamın simsiyah, lekesiz at sürüsü içinde; alnında beyazlık (gurre) ve ayaklarında beyazlık (tahcil) olan nurlu atları olsa, kendi atlarını tanımaz mı?" Sahabiler: – "Evet, tanır ey ALLAH'IN Resûlü!" dediler.Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: – "İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak (beyaz lekeli atlar gibi) gelecekler. Ben de onlardan önce gidip havuzumun(Kevser havuzu) bekliyor olacağım. (Sahih-i Müslim)
Din
Akçaağaçlara kuzgunlar ile leş kargaları sıra sıra tünemişti; içlerinden biri gakladı: 'Hah! Beren çok geç kaldı!' ve diğerleri hep bir ağızdan 'Çok geç! Çok geç!' dedi.
Sayfa 96·Kitabı okudu