Velhasıl İslami bilincin iade edilmesi soyut olarak doğru düşünmekle elde edilemez. Doğru düşünme tarzını aynı zamanda bir yaşama alışkanlığı hâline de getirmek lazımdır. Ama bundan da önce eğri olanla doğru olanın sınırlarını kafamızda net olarak belirlememiz lazım. Belirleyeyim ki "doğru" yapıyorum zannıyla "eğri"ye yönelmeyelim.
Öyle garip bir devirdeyiz ki günaha, sevaba koşar gibi koşuyoruz. Hayra geyret eder gibi şerre vakit harcıyoruz. Ülfet gözlerimizi kör etmiş. Günaha öyle alışmışız ki günahın günah olduğunu bile kabul edemiyor nefislerimiz.