Tanrı’nın erkek olduğu bir din olan Hristiyanlıkta, anaerkil bir kültürün içinde bulunmak çok zor.
Eğer evi yöneten kişi kadın ise, erkek olan Tanrı korkusu kimsede olmayacaktır.
Bu, kocaları evden atan bir tür aile mahkemesi ve atılan kocaların çocukları ile vedalaşmasına izin verme nezaketi bile gösterilmiyor.
Evde hiç kimse erkeği gerçekten ciddiye almıyor, erkek, evin hiyerarşik anlamda en alt basamaktaki üyesi.
Orada aile reisi anne oluyor. Kadınlar, kalacak yerden, çocuklarının eğitiminden ve beslenmek için yiyecek temin etmekten sorumlular. Ekonominin bekçileri onlar. Ailenin bütün mal varlığı, evlerinin anahtarları sadece kadınlarda.