Histerik bir semptom, gerçek bir yaşantının tekrarına değil, fantaziye dayanır; saplantılı nevrozdaki suçluluk duygusu, hiçbir zaman eyleme aktarılmayan bir kötü niyet olgusuna dayanır.
Bilinçdışı dürtülerimizde her gün, her saat yolumuza çıkan, bizi yaralayan birilerini ortadan kaldırırız. Şakadan kızgınlıkta insanların sık sık dudaklarından dökülen ve gerçekte "gebersin!" anlamına gelen "şeytan görsün yüzünü!" ifadesi, bilinçdışımızda ciddi ve güçlü bir ölüm arzusudur. Gerçekten de, bilinçdışımız sudan sebeplerle bile cinayet işleyecektir.
Her gece hedeflediğimiz uyku durumu, ruhsal yaşamın esnekliğine mükemmel bir örnektir. Saçma ve karışık rüyaları bile yorumlamayı öğrendiğimiz için, her uykuya dalışımızda zar zor kazandığımız ahlakı bir gömlek gibi çıkartıp attığımız ve ertesi sabah tekrar giydiğimizi biliyoruz.