İnsanlar aşkın emek işi olduğunu görmek yerine inkâr etmeyi, bitti demeyi daha kolay buldular. İnsanlar; aşkın bahşedilen bir şey olduğunu görmek yerine, başlatılıp bitirilebilen bir olgu olduğunu düşünerek tutsak ruhlarını incinmekten korudular. Oysa incinmeyi göze almazsan aşkın sana boyun eğeceğini nasıl düşünürsün?
Mahvoldum. Bu kitap beni yerden yere vurdu. Tüm kitap boyunca acayip bir kaos hakimdi ve asla durulmadı. Sürekli kötü şeyler oldu, daha kötüsü olamaz derken o da oldu ve 350 sayfa boyunca bir önceki olaya şükrettirdi. Güzel gelişmelere sevinemedim bile çünkü onlar daha da çok bela açtılar, her şeyin içinden daha büyük imkansızlıklar çıktı ve karakterlerin kitap boyunca sorguladıkları o soruyu ben de sordum kendime: Neden burunları boktan kurtulmuyor?
350 sayfa boyunca GERÇEKTEN yüzüm gülmedi. Sadece son 10 sayfadaki aksiyon biraz heyecanlandırıp sardı, onun dışında artık güzel şeyler olsun diye yalvararak okudum ve hevesimi kırdı açıkçası. Her kitap güzel gelişmeler olsun diye yazılmıyor biliyorum ama bütün bu aksiliklerden bunaldım bir yerden sonra, oturup ağlayacak raddeye geldim.
İlk kitaptaki 'görünmez adam - onu gören kız' konusu artık tamamen evrildi ve kavuşulmayan bir aşk hikayesine dönüştü. Kitap en başından büyük bir kaosla başlayıp sonuna kadar daha beter olaylarla (2-3 olay değil 20-25 olay abartmıyorum) bitti, aklıma gelen bazı ihtimaller vardı umarım gerçekleşmez dediğim, onlar da gerçekleşti...
Müneccim miyim neyim, yine de aklıma gelen bütün şeytanlıkların kitapta bir bir sırayla işlenmiş olmamasını tercih ederdim. Asla dinmeyen kötü olaylardan başımı kaldırıp kitaba dahil olmaya hiç fırsatım olmadı :(
Nessahira 2Esin Kıroğlu · Hyperion Kitap · 201522 okunma
'Hiç görmediğin birini nasıl sevebilirsin?'
'Kim gördüğünü seviyor Nessahira? İnsan gördüğüne değil, görmek istediğine aşık olur, kendi yarattığına. Sevdiği insan onun sevgisiyle cisme bürünür.'