Kadir Onur Mete

Kadir Onur Mete
@ramourue
Hepimiz tabutlara sığmak için büyümüyor muyuz?
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi
Türkiye/Adana
4 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Alda’nın varlığı, içindeki karanlığa dokunmuş, onunla zıt bir dünya taşıyordu. Kendi dünyası ise yorgun, bitkin, neşesizdi. O parlak sesi, umutla bakan gözleri, karşısındaki grilikle çarpışıyordu. Ve Zeno, kendi içinden şu cümleyi geçirdi: “Benim imkânsızlığım… onun mümkünlüğüydü.”
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Benim cümlelerim şu yolda açıklayıcıdır ki sanki üstüne tırmandıktan sonra devrilmesi gereken bir merdiven gibi. Beni anlayan, sonunun da cümlelerimin saçma olduğunu anlar. İşte o zaman beni beni ve dünyayı görür. Bazen susmak gerekir değil mi?
Duygu ve Düşünce
Bu dünyada çok fazla vaktimiz varmış gibi hissediyoruz değil mi, geçen saniyeler dakikalar dolu dolu geçen her gün sanki bir sonsuzluğa gidiyor muşuz gibi geliyor. Bu dolu dolu geçirdiğimiz dakikalarda tonlarca yalan söylüyoruz. Bu yalanların sayısı yok ama şöyle bir şey var ki kimimiz iyi bir yalancıyken bazılarımız çok kötü birer yalancı. Herkesin bu kadar yalan söylediği bir yerde umutlu olmak, aşık olmak, güvende hissetmek ne kadar güvenilebilir. Bu da en büyük çaresizlik örneği değil midir? Bir insan eğer herkesin yalan söyleyebileceğinin farkındaysa yaptığı en büyük saçmalık ne biliyor musunuz? Kendine yalan söylemesidir. Kendine yalan söylediği için başka kimseye güvenemez. Çünkü der ki ben yalan söylüyorum o zaman herkes yalan söyleyebilir. Annem, babam, kardeşlerim, sevdiğim kız, arkadaşlarım. Düşünün bir ömür boyunca kimseye güvenemediğinizi. En büyük çaresizlik bu değil midir?
Bazen insan her şeyden ve herkesten uzaklaşmak ister. Ben bu kalabalığı okyanusa benzetirim. O okyanusun bizi nereye alıp götüreceğini bilemeyiz. Ama bu okyanustan kaçış var mıdır bilemem. Sadece kaçmam gerektiğini bilirim ama nasıl yapacağımı hiç bir zaman bilemedim. Belki kendimizi bir yere kapatırız, belki de bir yere çıkıp her şeyi haykırırız. Ama ya çok geçse.