1985’te yazıldı ama sanki bugün için yazılmış gibi…
diyor ki: Sorun sistemdeki arıza değil, sistemin doğası.
Peki biz gerçekten Müslümanca mı düşünüyoruz, yoksa başkasının kavramlarıyla mı yaşıyoruz?
“Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” üzerine yaptığım inceleme yayında.
Rahatsız edebilir. Ama iyi gelecek türden bir rahatsızlık.
ytbe.app/go/FoYWQz93
Dilin Afetleri’nde bir sözün insanın kaderine nasıl dokunduğunu anlatıyor. Belki de mesele konuşmak değil, susmayı bilmemek. Bu videoda İmam Gazali'nin Dilin Afetleri kitabının incelemesini yaptım. ytbe.app/go/1FPQSlDa
Batı medeniyeti.
Modern dünya.
Çağdaş uygarlık…
Bu kavramları o kadar sık kullanıyoruz ki artık ne anlama geldiklerini sormuyoruz bile. Sanki hepsi masum, nötr ve evrenselmiş gibi.
Teoman Duralı bu dili reddediyor.
Ve rahatsız edici bir isim koyuyor:
Çağdaş İngiliz-Yahudi Medeniyeti.
Bu bir hakaret değil, bir komplo teorisi hiç değil.
Bu, içinde yaşadığımız küresel sistemin tarihsel ve zihinsel analizi.
Metafizikten kopmuş bir dünya,
insanın “beşer”e indirgenmesi,
ahlak yerine çıkar,
toplum yerine yalnız birey,
ihtiyaç yerine üretilmiş arzular…
Duralı’ya göre mesele şu:
Bu medeniyet sadece ekonomiyi değil, insanın düşünme biçimini dönüştürdü.
Yeni videoda bu kitabı, bu iddiayı ve bu rahatsız edici soruları konuşuyorum:
Biz gerçekten özgür müyüz, yoksa sadece iyi eğitilmiş tüketiciler miyiz?
Katılın ya da karşı çıkın ama görmezden gelmeyin.
Video yayında. ytbe.app/go/eSaKi9tN