bu şehir benim özgürlüğüm ama bazen onun devasallığı beni içine çekiyor sanki, griliğinde boğuluyorum. yüksek bir yerden baktığımda deniz yerine ucu bucağı görülmeyen dağlar ve sarılık görmek beni hala şaşırtıyor. o mu bana büyük geliyor, yoksa ben mi fazla küçüğüm bilmiyorum. belki de beni bazen yalnız hissettiren bu şehrin yüzölçümü değil; küçük konfor alanımı arkamda bırakmanın zorunluluğunun bende hissettirdikleri ve özgürlük için bir seçim yapmak zorunda olmanın, küçüklüğümdeki altın sarısı parlak anıları geleceğimin altın sarısı parlak anılarına ulaşmak için ardımda bırakmam gerekmesinin kalbimdeki ağırlığıdır.