O gün dolunay vardı ve dolayısıyla çadırımın yakınındaki bütün köpekler uluyup duruyordu. Hayvanlar ikili, üçlü gruplar halinde toplanıp beni deli ediyorlardı. Birkaç gün önce yüksek sesle uluyan birini vurup ibret olsun diye leşini çadırımın kapısından kırk beş-elli metre uzağa asmıştım. Ama arkadaşları üstüne üşüşüp dövüşerek leşi mideye indirdiler ve enerjilerini tazeledikten sonra şükran ilahilerini terennüm etmeye başladılar gibi geldi bana.