z.

O gün dolunay vardı ve dolayısıyla çadırımın yakınındaki bütün köpekler uluyup duruyordu. Hayvanlar ikili, üçlü gruplar halinde toplanıp beni deli ediyorlardı. Birkaç gün önce yüksek sesle uluyan birini vurup ibret olsun diye leşini çadırımın kapısından kırk beş-elli metre uzağa asmıştım. Ama arkadaşları üstüne üşüşüp dövüşerek leşi mideye indirdiler ve enerjilerini tazeledikten sonra şükran ilahilerini terennüm etmeye başladılar gibi geldi bana.
Sayfa 60
Reklam
devi, eve yürürken gençliğinin büyük bir kısmını geleceğe kafayı takarak geçirdiğini fark etti. —never have i ever
Dizi
+hislerini bastıran bir dangalaksan, evet. -çok kabasın, artık bastırmıyorum. —choose love
Dizi
ben'in geleceği hâlâ belirsizdi ama ilk kez gençliğinin tadını çıkarıyordu. —never have i ever
Dizi
bu, normalde ben'de kıskançlık uyandırırdı ama dün gece ona acı veren şeyleri bırakması gerektiğini öğrendi. —never have i ever
Dizi