Birden ortada hiç bir neden yokken Wolfowitz kendi kendine bir şeyler anlatmaya başladı.
Irak. Irak'a odaklanmamız gerekir. 9/11'i mutlaka bir devlet desteklemiştir. Terörle mücadele stratejimizin merkezinde Irak var." Büyük bir şevkle konuşuyordu. Kısa bir sessizlik olsa da konuşan çıkmadı. O da benzer şekilde birkaç dakika daha anlatmaya devam etti. Sonra da başladığı gibi aniden durdu.
Kimseden çıt çıkmadı.
Etrafıma baktım. Hâlâ kimse bir şey demiyordu.
Ne içmiş acaba? diye merak ettim.
Ne toplanan istihbaratta ne de analizlerde Irak'la 9/11 arasında hiçbir ilişki kurulmamıştı. Bilakis Saddam Hüseyin, el-Kaide ideolojisine sıcak bakmayan seküler bir diktatördü. Ayrıca el-Kaide'yle arasında menfaat ilişkisi de bulunmuyordu. Saddam terörist olup başta radikal Filistin örgütleri olmak üzere terörist grupları destekliyor olsa da el-Kaide'yi müttefikten ziyade tehdit olarak görüyordu.
Üstelik el-Kaide, 9/11 saldırısını Irak'ta değil de Afganistan'da tasarlayıp, orada hazırlanıp talim yapmıştı.