Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
CIA'i diğer istihbarat teşkilatlarından ayıran şey müşterilerin ne istediğini tam olarak bilebilmesidir. Diğerleri sadece kendileri için bilgi toplar; FBI dava açabilmek için delil toplama peşindedir; DIA (Savunma İstihbarat Teşkilatı) askeri ihtiyaçları gidermeye çalışır. Diğer taraftan CIA, başkandan diplomata ve askere kadar çok farklı müşteriler için bilgi toplayıp analiz eder.
Sayfa 209
Reklam
Hamit Karzai'nin babası Peştun kabilesinin Popalzai kolunun reisiydi. Taliban onu seneler önce idam etmişti. Babasının yerine geçen Karzai, Taliban'dan intikam alıp ülkesini onların elinden kurtarmak istiyordu. 9/11 sonrasında Birleşik Devletler'in mutlaka karşı saldırıya geçeceğini anlamıştı. Fırsatın farkındaydı. Talimatım üzerine Greg, Karzai'ye ne tasarladığını sorup sonra da ona bizim planlarımızı anlattı. Greg ayrıca Karzai'ye harekâtın ana taslağını anlatıp büyük miktarda para vererek ona ve kabilesine olan bağlılığımızı gösterdi.
Sayfa 199
Fakat planın inşası ve ifası son derece karmaşıktı. Afganistan bir ulus devlet olmaktan ziyade, değil örgütlemek ya da yönlendirmek anlaşılması bile çok zor olan, sürekli değişen kabile ittifaklarının var olduğu bir ülkeydi. Tek bir giriş noktası yerine tüm ülkeye yayılmış her kabile ve toplumun her katmanında var olan bir sürü giriş noktası mevcuttu. Bu özellikle Taliban'ın vatanı olan Afganistan'ın güneyi için geçerliydi.
Sayfa 196
Büyük İngiliz kaşif Ernest Shackleton'ın 1914 Antarktika Seferi öncesi adam toplamak için kullandığı bildirinin bir nüshasını ofisime astım: "Tehlikeli bir görev için adam aranıyor. Düşük ücret. Şiddetli soğuk. Aylar sürecek karanlık. Daimi tehlike. Geri dönüleceği meçhul. Başarı halinde kazancınız şeref ve itibar." Dürüst reklamcılık gibisi yoktur. En iyileri istediğimizden bunun bizim için de münasip olduğunu düşündüm.
Sayfa 192
Birden ortada hiç bir neden yokken Wolfowitz kendi kendine bir şeyler anlatmaya başladı. Irak. Irak'a odaklanmamız gerekir. 9/11'i mutlaka bir devlet desteklemiştir. Terörle mücadele stratejimizin merkezinde Irak var." Büyük bir şevkle konuşuyordu. Kısa bir sessizlik olsa da konuşan çıkmadı. O da benzer şekilde birkaç dakika daha anlatmaya devam etti. Sonra da başladığı gibi aniden durdu. Kimseden çıt çıkmadı. Etrafıma baktım. Hâlâ kimse bir şey demiyordu. Ne içmiş acaba? diye merak ettim. Ne toplanan istihbaratta ne de analizlerde Irak'la 9/11 arasında hiçbir ilişki kurulmamıştı. Bilakis Saddam Hüseyin, el-Kaide ideolojisine sıcak bakmayan seküler bir diktatördü. Ayrıca el-Kaide'yle arasında menfaat ilişkisi de bulunmuyordu. Saddam terörist olup başta radikal Filistin örgütleri olmak üzere terörist grupları destekliyor olsa da el-Kaide'yi müttefikten ziyade tehdit olarak görüyordu. Üstelik el-Kaide, 9/11 saldırısını Irak'ta değil de Afganistan'da tasarlayıp, orada hazırlanıp talim yapmıştı.
Sayfa 191
Reklam