Enes

Enes
@ravachol
INTJ, 5w4.
74 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Ortaya çıkan ve iç içe geçen bu etkenler savaşın doğasını değiştiriyorsa o zaman istihbaratın rolü ne olacaktı? Halkın arasına karışan ve aldatma ve inkâr taktiklerini kullanan makro etkiye sahip bu mikro unsurları küresel savaş alanında nasıl tespit ve diğerlerinden ayırt edeceğiz? Görünen o ki, istihbaratın önemine ek olarak zorluğu da her geçen gün artmaya devam etmekteydi.
Sayfa 280
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Üç nokta öne çıkıyordu. İlk olarak, asimetrik savaş bir üst seviyeye çıkmıştı. Bu yöndeki eğilim sadece artmakla kalmayıp tehlikeli bir derecede de hızlanıyordu. Gittikçe daha az sayıda kişi daha fazla ölüm ve tahribata yol açabilmekteydi. Silahların gücü durmadan artıyordu. İnsani ve altyapısal hedefler gittikçe daha yoğun ve kırılgan hâle geliyordu. Kinetik etkinin ötesinde, tek bir kişi bilgisayar virüsü, korkunç bir video ya da öfke dolu tahrikleri internete yükleyerek ani ve küresel bir etki oluşturabilmekteydi. İkinci olarak, devletsiz unsurların etkisi artıyordu. El-Kaide ve diğer terörist örgütler hem ülkemizi hem de ulus devletleri tehdit ediyordu. Afgan kabileleri gibi devletsiz müttefikler, NATO gibi geleneksel müttefiklerden çok daha etkili olduklarını ispat etmişti. Bu tür devletsiz unsurların sayısı ve tesiri artıyordu: sivil toplum örgütleri, medya, iş dünyası, üniversiteler, dinî gruplar ve dahası. Dünyanın her köşesinde kamuoyunun kıymeti gittikçe artıyordu. Bu unsurlar ve onların görüşleri stratejik yapının parçaları olsa da bizim stratejik planlamamız nadiren onları dikkate almaya zahmet ederdi.
Sayfa 280
Birleşik Devletler'in Afganistan'dan elde edeceği neticeye dair tahminlerin çok büyük bölümü, bazıları aşırı olmak üzere, olumsuzdu. Yorumcuların çoğu İngiliz ve Sovyetlerin başarısızlıklarını dile getirerek Birleşik Devletler'in akıbetinin de aynı olacağını ima ya da ifade etmişti. Yorumcular, aşırı yayılma ya da "imparatorluk başarısızlığı" hususunda uyarıda bulunmuştu. Askerî uzmanlar, sanki Afganistan'la ilgili bir modelmiş gibi, Körfez Savaşı hakkında yorum yapıp durmuştu. Siyaset bilirler, bölgedeki ulus devletlerin oluşturduğu diplomatik karmaşadan dem vurmuştu. Bazı, çoğunu tanımadığım, terörle mücadele uzmanları Orta Asya, Ortadoğu ve Birleşik Devletler'de ölüm ve yıkım tahmininde bulunmuştu. El-Kaide'nin entelektüel açıdan arızalı olan ideolojisi ya da Afgan halkından bahseden neredeyse hiç kimse yoktu. 2000 yılı başlarında Mesut'la yaptığım konuşmayı hatırladım. Mesut, herhangi bir çatışmada halkının ne derece önemli olduğunu vurgulamıştı. Acaba bu çokbilmişlerden herhangi biri bir Afgan'a ne düşündüğünü sormaya zahmet etmiş miydi?
Sayfa 276
Kendimi durmadan odun kesen ama baltasını bilemeye hiç vakit ayırmayan bir adam gibi hissediyordum çünkü kesilecek odun bir türlü bitmiyordu. Odun kesmeyi bırakıp, oturup derin bir nefes alarak yeni bir sayfa açmam gerekecekti. Zafer ya da mağlubiyetin siyasi neticelerine dair Cofer'ın yaptığı ikazları hatırlayıp belki de Karargâh'tan tümüyle ayrılmanın -en azından bir süreliğine- daha iyi olacağına karar verdim. Ailemle Colorado'daki Rocky Dağları'nda yaptığım dinlendirici Temmuz tatilinden sonra SAIS'e gittim. Kravatla çelik yelek yerine kot ve tişört giymek güzel bir değişiklikti.
Sayfa 276
Gizli Servis senelerce istihbarat toplamış, plan yapmış, ikaz etmiş ve böyle bir trajedinin geleceğini tahmin etmişti, o yüzden de gereken tepkiyi vermişti. Greg'e, siyasetçilerin bizim gibilere fazla yetki vermekten haz etmediklerini söyledim. Washington'daki bazıları için bu, sıra dışı, çok riskli ve nahoştu. Greg hüsrana uğrasa da durumu anlıyordu. Kendisi, siyasete vakti olmayan bir eylem adamıydı.
Sayfa 275