Ayça Kavraz

Ayça Kavraz
@raycakavraz
çocuk doktoru ve yazarım. okuduğum kitapların günlüğünü burada tutacağım.
Doktor
Üniversite
İstanbul
10 okur puanı
Ocak 2015 tarihinde katıldı
YAZAR O DOKUNUŞU YAPSAYDI !!!
6/10
·304 syf.··
2025 76. kitabı
İçimde ukte kalan o kitapla geldim. Ben size anlatayım hak verip vermeyeceğinize kendiniz karar verin. Öncelikle okumaya niyetli olan arkadaşlar lütfen arkanızı dönün ve KAÇIN. Okuduktan sonra beni linçlersiniz! Kitap bana ne hisettirdi biliyor musunuz? Hani bir çok kitabın başında asas kızın/oğlanın hayatında olan ve sen beni sevmiyorsun ya da beni ihmal ettin diyip onu aldatan kişi var ya işte onun hikayesi gibi geldi. (Yanlış ookumadınız, aldatan kişinin) Hatta kalbi kırık karakterin sonrasında gerçek aşkını bulduğunda karşılaşmasını ve pişman olmasını istediğimiz o karakter işte. Neden mi? Çünkü hikayeye Emir'in gözüyle baktığımızda olan buydu. Onun hayatında evlenmek isteyeceği kadar değer verdiği biri vardı. Ama sevdiği kız onun evlenme teklif edeceğini öğrenince yalan söyleyip kaçtı. Kaçtığı yerde eski sevgiliyle karşılaştı. Onunla gezdi tozdu yemekler yedi. Kaç kez öpüşme seviyesine geldi. Onunla aynı oda da aynı yatakta yatıp sabahında koyun koyuna uyandı. Ve tüm bunları yaparken Emirle iletişimi kesmeyip ona onu sevdiğini söylemeye devam etti. Emir tüm bunları öğrenince de hala ona güvendiği için suçlu oldu. Dahası ona neden benim için savaşmadın diye kin güdüldü ve sanki bu tüm bu olanları aklayabilirmiş gibi yansıtıldı. Pardonda aynı şey senin başına geldiğinde İrem Hanım, Miraç sana başkasından hoşlandığı söylediğinde kalıp savaştın da benim mi haberim yok. Sen çekip gidip yıllarca aramazken onun gitmesi bir anda savaşmayan sevmeyen taraf oldu. O zaman sende yıllar önce Miraç'i sevmedin ve bu aşkı asla hak etmedin. Eğer kitabın başında İrem evlilik teklifi alacağını öğrendiğinde aslında Miraç'ı sevmediğini fark edip ondan ayrılsa ve tüm hikaye hiç değişmeden aynı şekilde yazılsa ben şu an ağzımın suları akarak size bu kitabı övüyor olurdum. Üstelik bu
Falez ve KırlangıçR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 202539 okunma
Ayça Kavraz isimli okura yanıt verildi
Ayça Kavraz
Besra Köse hiiiç kırılmadım olur mu öyle şey. Aksine dediğim gibi çok sevdiğim bir yorum oldu ❤️❤️ Farklı bakış açıları görmek yazarlar için çok geliştirici bir şey ve çok önemli 🫶🏻 Aldatma konusunda soru sorduğun için ona cevap vereceğim yalnızca, bence farklı düşünebiliriz hiç sorun yok. Bence aldatmanın olması için İrem’in o esnada kendi kendine üfff emir de ne salak adam miraçççç aşığım sana diye düşünüyor olması gerekirdi. Oysa irem bir kararsızlık hali içindeydi, bu da davranışlarını etkiledi. İremin başka bi adamla yan yana yatması doğru değil o kesin ama aldatma gibi gelmiyor bana. Ona göre de aldatma gibi olmadığı için zaten öyle bi pişmanlık yok kitapta. Ama yaşadığı kararsızlığa ve en başından beri onların peşinden gitmediği kendi hislerini görmezden geldiği için yaşadığı pişmanlığa en sonda emirle değil, ekinle olan sahnesinde tanık oluyoruz. Emirle konuşurken oh be hissi var evet çünkü üstünden büyük bir yük atıyor: ne kadar mükemmel bir adam olursa olsun ona göre olmayan bir adamı seçmemiş olmanın iç rahatlığı… Bana göre bir insan sevgilisi varken duyguları değişebilir ya da anlık duygusal kaymalar yaşayabilir. Kararsız olduğu müddet boyunca fiziksel olarak öpüşme el ele tutuşma vs gibi bişey olmadıysa bana herkes davranışlarından mesuldür duygular yargılanamaz gibi geliyor. Ama bunu sokaktan geçen 10 kişiye sorsak herkesin etik anlayışı başka bi şey söyler zaten, normal bence bu. Ama beraber yatma sahnesi biraz da koşullarla gerçekleşiyor, birçok kitapta da olan bi klişe aslında, aralarında bi şey geçmediği için de bana ahlaken gri alanda ama affedilemez bi şey gibi gelmiyor 🫠 Ama dediğim gibi sadece sorduğun için anlattım, farklı düşünebiliriz çoook olası ve normal Harika analizlerin var bence ve kitabı açık bir dimağ ile okuduğun çok belli. Eleştirini okumak çok keyifliydi asla aksini düşünme. Sevgilerimle ❤️❤️
Reklam
YAZAR O DOKUNUŞU YAPSAYDI !!!
6/10
·304 syf.··
2025 76. kitabı
İçimde ukte kalan o kitapla geldim. Ben size anlatayım hak verip vermeyeceğinize kendiniz karar verin. Öncelikle okumaya niyetli olan arkadaşlar lütfen arkanızı dönün ve KAÇIN. Okuduktan sonra beni linçlersiniz! Kitap bana ne hisettirdi biliyor musunuz? Hani bir çok kitabın başında asas kızın/oğlanın hayatında olan ve sen beni sevmiyorsun ya da beni ihmal ettin diyip onu aldatan kişi var ya işte onun hikayesi gibi geldi. (Yanlış ookumadınız, aldatan kişinin) Hatta kalbi kırık karakterin sonrasında gerçek aşkını bulduğunda karşılaşmasını ve pişman olmasını istediğimiz o karakter işte. Neden mi? Çünkü hikayeye Emir'in gözüyle baktığımızda olan buydu. Onun hayatında evlenmek isteyeceği kadar değer verdiği biri vardı. Ama sevdiği kız onun evlenme teklif edeceğini öğrenince yalan söyleyip kaçtı. Kaçtığı yerde eski sevgiliyle karşılaştı. Onunla gezdi tozdu yemekler yedi. Kaç kez öpüşme seviyesine geldi. Onunla aynı oda da aynı yatakta yatıp sabahında koyun koyuna uyandı. Ve tüm bunları yaparken Emirle iletişimi kesmeyip ona onu sevdiğini söylemeye devam etti. Emir tüm bunları öğrenince de hala ona güvendiği için suçlu oldu. Dahası ona neden benim için savaşmadın diye kin güdüldü ve sanki bu tüm bu olanları aklayabilirmiş gibi yansıtıldı. Pardonda aynı şey senin başına geldiğinde İrem Hanım, Miraç sana başkasından hoşlandığı söylediğinde kalıp savaştın da benim mi haberim yok. Sen çekip gidip yıllarca aramazken onun gitmesi bir anda savaşmayan sevmeyen taraf oldu. O zaman sende yıllar önce Miraç'i sevmedin ve bu aşkı asla hak etmedin. Eğer kitabın başında İrem evlilik teklifi alacağını öğrendiğinde aslında Miraç'ı sevmediğini fark edip ondan ayrılsa ve tüm hikaye hiç değişmeden aynı şekilde yazılsa ben şu an ağzımın suları akarak size bu kitabı övüyor olurdum. Üstelik bu
Falez ve KırlangıçR. Ayça Kavraz · Artemis Yayınları · 202539 okunma
Ayça Kavraz
Selam! Normalde kitaplarıma yapılan yorumlara pek cevap yazmam çünkü bence her okurun her şeyi beğenmeme hakkı saklıdır :) Ben bunları yazsam da sen kitabı sevmemeye devam edebilirsin amacım senin fikirlerini değiştirmek de değil ancak henüz kitabı okumamış insanları yanlış yönlendirdiğini düşündüğüm bazı noktalar var. Ek olarak da sen o kadar tatlı dille o kadar senin tarafından haklı olduğun eleştiriler yapmışsın ki ben de bir cevap yazmak istedim. öncelikle ben okur kitleme doğru içeriği sunma konusunda takıntılı biriyim. Özellikle genç kesime hitap ettiğime inandığım için kitaplarımda aldatma şiddet o bu vs kısıtlı miktarlarda var ve olduklarında da bunların yanlış olduğunu vurgulamak için oluyorlar. Falez ve Kırlangıç bunun tek istisnası olabilir fakat o da baaammmbaşka bir amaca hizmet etmek için aldatmayı değil, kesinlikle aldatmayı değil ama bazı yanlışları içinde barındıran bir kitap. Yalnız ben bu yanlışların yanlış olduğunu verebildiğimi düşünüyorum. öncelikle bu kitaptan önce Çimen'i okumadığını tahmin ediyorum. Bu yüzden Miraç'ın İrem için bir eski sevgiliden öte ilk yakın arkadaşı olduğu gerçeğini bilmiyor olmalısın. Çünkü aslında Kaş'ta İrem'in sevgilisi varken beraber gezip tozduklarında İrem'in amacı sahiden de ben bi Miraç'a bakayım da eğer iyiyse onla olurum değil. Çok özlediği sevgilisini değil, en yakın arkadaşını görmek. İkisinin de birbirlerinin hayatlarında eski bi lise exinden çok daha farklı bir yeri var. Yani bu kitap boyunca -beraber yan yana yattıkları ama aralarında hiçbir şey olmadığı o sahne dahil- olan her şeyi İrem gerçekten Emir'e aşık olsaydı İstanbul'a döndüğünde Emir'e anlatabilirdi. Anlatabileceğini biliyordu. Emir de muhtemelen kıskanmazdı (kitapta gördüğün üzere) çünkü modern ve rahat biri VE Miraç'ın İrem için ne demek olduğunu, ne anlama geldiğini biliyor. Fakaaaaat elbette bildiğin üzere işler burada bitmiyor ve İrem'le Miraç'ın arasında bi flörtler olmaya başlıyor. İrem'in hatası da burada başlıyor zaten, Emir'e erkenden söylemeliydi, öyle değil mi? Bence de öyle. Ama kitap da bunu anlatıyor ya zaten! Çimen kitabından da biliyoruz ki İrem bir türlü kendi içinden geçen kararları alamayan, önüne ne gelirse yaşayan ve kendisi olmayı pek beceremeyen biri. Hatası da tam bu noktada! Evladım sen neden kendine ve herkese yalan söylüyorsun? Ama zaten kitapların güzelliği de bu değil miiii! En azından benim için öyle. Karakterin bir türlü yapmayı başaramadığı bi şeyler vardır ve kitapta öyle maceralar atlatır ki sonunda gerçekleri anlar. İrem bu kitabın sonunda tam da bu noktaya geliyor işte. Kendisi olmayı öğreniyor. Sevdiklerini kaybetmek istemiyorsa onların peşinden gitmeyi, hislerine güvenmeyi vs. Gelelim Emir mükemmel bi adam mevzusuna. EVET, ÖYLE! Çünkü ben bu kitapta Emir'i hafiften şrfsz biri yaparak İrem'in hatalarını hafifletmeyi reddettim. İrem -bana göre- aldatmadı ama çok büyük hatalar yaptı. Ve ben Emir'i daha iyi biri yaparak onun hatalarını okurlarımın gözünde -ama emir de biraz şeydi yeaaaaa- seviyesine düşürmeyi red-det-tim. Neden mi? Bu ve "Neden kitabın başında Emir'le ayrılmadılar" sorusunun cevabı aynı aslında. Bu aralar sinir olduğum ve taktığım bir şey var. O da şu: kadın karakter eeen ufacık bi hata yaptığında kimse tarafından affedilmiyor ve "ama şöyle şöyle sebepleri vardı" denmiyor ama erkek karakter dünyaları yaksa "aaaa ama çok aşıııııkkk" oluyor. Ben bu aralar buna takığım. Bu kitabı yazarken de takıktım. Bence özellikle de biz kadınlar, ben de dahil buna, kitaplardaki kadın karakterlerle kendimizi öyle bi özdeşleştiriyoruz ki(norml olarak yani) o kadın karakter en ufacık bi hata yaptığında bizim kendi "hata yapmama" travmalarımız tetikleniyor. Toplum kadının ahlakı ve etiği konusunda öyyyyle bir tetikte bekliyor ki kurgularda bile kadınların hata yapmasına izin veremiyoruz. Bir adam kadını aldattı mı? Bir adam kadını dövdü mü? Kötü bir söz mü söyledi? Kabalık mı etti? Yaaaa ama o esnada o çoook sinirliydi :((( olabilr... erkektir aldatabilir doğasında var :((( Bir kadın bir sevgilisi varken başka biriyle fiziksel hiçbir şey yaşamadı ama kafası karıştı ve birkaç gün boyunca ne yapacağını bilemedi ve erkenden aksiyon alamadı mı? NE! ALDATTI! HER ŞEY FİZİKSEL ALDATMA DEĞİLDİR! Abartarak yazdım elbette. Ben bu ikisini de doğru bulmuyorum. Bence erkekler de hata yaptığında onları o kadar kolay affetmemeliyiz, İrem'in yaptıkları da %100 doğruydu demiyorum, onu da o kadar kolay affetmemeliyiz. Ama bu kadar kızmamız gerektiğini düşünmüyorum, ona bu kadar kızmamız gerektiğini bize toplumsal cinsiyet rollerinin öğrettiğini düşünüyorum. Bu kitapta bir "aldatma" yok, bu kitapta bir aldatma varsa eğer bugüne dek yazılmış tüüüüm aşk üçgenlerinde aldatma var anlamına geliyor bu. Ben bu kitapla okurlarıma şunu söylemek istedim: "Hata yapabilirsiniz. Kadın da olsanız. Sonrasında bu hatanın hata olduğunu anlamak önemli olan." Bir kadın da sevgilisi varken aklı karışıp eski sevgilimi hala aşamamış mıyım acaba diye düşünebilir. Ne yapacağını bilemeyebilir. Bir yandan hayatını mahvetmekten korkup bir yandan da kalbinin yaşadığı değişimleri çözmeye çalışırken karar almakta aksiyon almakta gecikebilir. Hele de ortada fiziksel olarak yaşanan bir şey yokken. Bu insanidir. Duygular insanidir ve kadınlar da insandır. Her gelin robot değildir gibidlkldfklf Kadınlar da insandır. Kadınları bu kadar "düzgün" olma kalıbına sokmayı, hiç hata yaptırmamayı ve kurguda kadının "mükemmel, çıtı pıtı" erkeğinse daha rahat ve esas hataları yapıp affedilen kişi olmasını reddediyorum, hem de tüm benliğimle. Umarım anlatabilmişimdir :) Dediğim gibi benim amacım veya maksadım ne olursa olsun sen istediğini düşünmeye devam etmekte elbette özgürsün. Amacım fikirlerini değiştirmek değil. Ama kitabım hakkındaki fikirlerini değiştiremesem de toplumsal cinsiyet ve kadınlar hakkındaki düşüncelerim konusunda açık olabilmişimdir umarım. Kucak dolusu sevgilerimle <3